Hz. Hezkıl İbn-İ Nûri (A.S.)in Peygamberliği

By | 10 Mart 2015

hz-hezkil-ibn-i-nuri-a-s-in-peygamberligi     Hz. Hezkıl, İsrailoğullarındandır. Hz. Yakub (A.S.)’ın teyzesinin oğludur. Kimileri de Acus’un oğlu olduğunu söylerler. Yûşâ Hazretleri ölünce İsrailoğullarını Yohna oğlu Kânib yönetmişti. Böylece Hazret-i Musa’dan sonra İsrailoğullarına gelen üçüncü peygamber bu Hezkıl’dır.

Hz. Hezkıl devrinde şu olaylar oldu:
1 — İsrailoğulları komşu kavimlerle cenge davet edildi.
2 — Fakat onlar düşmandan korkup cenklerden kaçıştılar. Hatta, Musa dinini bırakıp putlara bile tapmağa başladılar.
Artık gerçek dinden dönen bu halka bir ceza vermek gerekti. Allah Teâlâ da onları Taun (veba) hastalığına uğrattı. Mezarlara hergün birçok İsrailli gömülüyordu. Bu ölümlere şahit olan İsrailoğulları veba saran bölgelerde kalamayarak başka bölgelere kaçmağa başladılar. Dinini bırakan bu kaçaklan, Cenâb-ı Hak kaçtıkları illerde de sağ bırakmadı. Çeşitli hastalıklarla onları ölüm diyarına gönderdi. Cesetler kokmağa başladı. Çünkü ölenleri diriler gömemiyorlardı. Her yanı çürüyen cesetlerin kokuları sarmağa başladı. Ölülerin çevresine duvarlar çekildi.

Hezkıl (A.S.) bu hali görünce:

— “Yarabbi bu kullarına acı. Onlara yeni bir hayat ver” diye dua ve yakarışta bulundu. Allahü Teâlâ da onları dirilterek yeniden hayata kavuşturdu. Lâkin etlerinde eski ölü kokuları kaldı. Bu ebedi koku, onların günahkâr insanlardan olduklarını ispatladı, durdu.
Bir gün geldi, İsrailoğullarının bu nebisi de dünyaya gözlerini kapadı.
Derler ki: Hazret-i Hezkıl’m gömüldüğü yer Küfe şehri dolaylarında bir yerdir. Yahudiler onu her yıl anarlar ve yılda bir kez mezarın: ziyarete koşarlar.

Vehb (R. Anh) der ki:
— Hezkıl Aleyhisselâm’a Hak Teâlâ Hazretleri:
— Her kim benim velîlerimi, erenlerimi hor eylerse benimle cenk etmiş olur. Ben evliyamı aziz edip yarlıgarım ve düşmanlarına aldatıcı olurum. Eğer kullarım benden Ahiret’i isterse veririm. Eğer dünyayı isteseler veririm ama Ahiret’te bazılarını keserim! dedi. Eğer bir kul beni severse ben de onu severim. O kişi benim nurumla görür, işitir ve söyler. Gönlü benim nurumla anlayış kazanır, erginliğe ulaşır. Bana dua etse ben kabul ederim ve benden bir şey isterse ben veririm! dedi.
Hak Teâlâ Hazretleri yine buyurdu ki:
— Her kim benim sevgimin dâvasını güdüp dönse, uysa o yalar söyler.
Bir kul belâlara sabreylemese ve kendi nefsini öldürmese ben Uçmağı (Cenneti) ona haram ederim.
Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri ayrıca buyurdu ki:
— Hem kim beni cenkte anarsa ben onu cenk günlerinde sakla muhafaza ederim. Bir kulum benden korksa o zaman bütün halk c ondan korkar. Ey Ademoğulları! Eğer benim verdiğim rızka razı olmazsanız takdir ettiğimden, evvelden tâyin ettiğimden fazlasını vermem. Bundan dolayı sizi hor, hakir ederim. Eğer benim verdiğin , razı olursanız dünyayı size zabtettiririm.

Hak Teâlâ Hazretleri yine dedi ki:

«Ben sizi isterim, siz benden kaçıyorsunuz, size karşı benim hakkım sizi sevmektir. Sizin de bana karşı hakkınız ve vazifeniz ber sevmektir. Eğer bana baş eğerseniz rızkınızı arttırırım. Ve eğer bar. âsi olursanız rızkınızı arttırmam. İtaat edenleri severim. Eğer verdiğim nimetlerden fakirlere ikram ve ihsan ederseniz hayırlı olur Eğer onlara ikram ve ihsanda bulunmazsanız size zarardır, ziyandı’ çünkü sadaka verenler sadaka isteyenlerden yektir. Onun için ki, dünya malında gözü olmayan dünya malım isteyenden de yektir, mademki benim hâzinem doludur, sakın «Rızık az oluyor» diye korkmayın. Mademki benim sultanlığım bakidir, sultandan da korkmayın.»

Hak Teâlâ Hazretleri ayrıca şunları buyurdu:

— Cehennem’i çok değere alıyorsunuz. Oysa Uçmayı az değerle bile almıyorsunuz. Benden ırak düşmeyiniz. Böyle olunca gönlünüzü de, elinizi de nimetlerle doldururum.

— Uçmak’ta, Hatiretül Kudüs’de, Cennet’te Peygamberler ve şehitlerle birlikte olmayı diliyor musunuz? O zaman öksüzlere karşı onların anaları gibi esirgeyici olun, dul kadınlara şefkatli erkekler gibi olun ve bana karşı, benden korkan kul gibi olun.

Hak Teâlâ Hazretleri:
— Beni zikreyleyin! Ben de sizi zikreyleyim. Nefsinize insaf edin, adaletli olun ki ben ondan gafil değilim, ondan haberdarım, diye buyurdu.