Câbir b. Abdullah (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), (günün birinde) Ümmü Sâib’in yada Ümmü’l- Müseyyeb’in yanma girip:
– ‘Ey Ümmü Sâib yada ey Ümmü’l-Müseyyeb! Sana ne oluyor ki sarsılıp titriyorsun?’ diye sordu. Kadın:
– ‘Hummadır. Allah onda bereket bırakmasın!’ diye sövdü. Bunun üzerine Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Hummaya sövme. Çünkü o’, Adem çocuklarının günahlarını, körüğün demir pisliğini gidermesi gibi giderir’ buyurdu.”
(Humma, sıtma gibi ateşli hastalıklara genel olarak verilen isimdir. Bu hadiste; bir yandan ateşli hastalıklarda uygulanabilecek bir tedavi yoluna işaret edilirken, diğer taraftan cehennemin kaynaması, yani cehennem ateşinin şiddeti, insanların bizzat yaşamış veya müşahade etmiş olabilecekleri bir olaya benzetilerek insanlar uyarılmaktadırlar.
Ateşli bir hastalığın, hastayı ateşler içerisinde kıvrandırarak eritip bitirmesi, cehennem hayatından çok küçük bir numunedir. Bunun için bir hastalığa düşmemek için önlem alındığı, bir hastalığa düşünce de kurtuluş çareleri arandığı gibi, ebedi hayatta cehennem azabına uğramamak için bu dünyada gereken şeyler yapılmalıdır. Yine bu dünyada yapılacak ve asılları temizliğe, yani “su”ya dayanan ibadetlerin serinliği, ahirette cehennem ateşini etkisiz hale getirecektir.
Alimlerin çoğu, hastalık sebebiyle bağışlanan günâhların, küçük günahlar olduğu ve büyük günâhlar için istiğfar gerektiği içtihadında bulunmuşlardır.)
