İslam bilginlerinden bazılarının hocada bulunması istedikleri vasıflardan ve eğitim öğretim esnasında riayet etmesi gerekli prensiplerden bahsettikten sonra, hocalık ve eğitimcilik konusunu incelemeye geçebiliriz.
Mesleki Olarak
Pedagojik Bilgiye Duyulan İhtiyaç
Eğitim, ilahi ve ince bir sanattır. Bu sanatın inceliklerini ancak kabiliyetli, iyi yetişmiş hocalar bilir ve uygular. Çocukları anlamak ve problemlerine zamanında müdahale etmek, bilgi işi olmaktan çok, bir sezgi, bir kalp ve tecrübe işidir. Meşhur eğitimcileri başarılı kılan da budur. Bugün okullarda öyle hocalar vardır ki, sınıfta çocuklara iyi ders veremedikleri gibi, onlar üzerinde disiplin de sağlayamazlar. Çünkü bunlar, hocalığa elverişli yetenekle doğmamışlar, dolayısıyla da iyi hoca olamamışlardır. Halbuki halk arasında okulda okumadığı halde, bildiğini gayet iyi öğretenler de vardır.
Biliyoruz ki, bugün bir at terbiye etmenin ve tavuk yetiştirmenin bile kendine has bir usulü vardır. O halde, insan yetiştirme sanatının da bir usulü, ilmi, tekniği, tarzı, ölçüsü, sınırı ve esası olmalıdır. Dolayısıyla bunları öğrenmek gerekir. Gaye, sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda çocuk ve genci terbiye etmektir. Bu ise ancak çocuğu iyi tanımakla mümkün olur. Çocuğu tanıma ve en iyi şekilde yetiştirme usulü, en iyi bilgi aktarma yolu nedir? İşte hocaya bütün bunları büyük ölçüde kazandıran, hocalık meslek bilgisidir.
Çocuklar, hocanın konumu icabı sahip olduğu geniş bilgiye çok değer verirler, her suale cevap verebilmesini arzu ederler. Hoca, her zaman ilimle, okumakla meşgul olup, bildiklerini öğreten, bilmediklerini öğrenen birisi olmalıdır. Ayrıca o, ders verdiği sahada ilmi yönden otorite olmalıdır. Hocanın, öğrettiği branşta mahir olması vacip, hatta farzdır. Mesela, anaokulu, ilkokul öğretmenliği veya fıkıh, hadis, tarih, coğrafya, kimya, vb, hangi konuda ders verirse versin bu durum fark etmez.
Hocalık Meslek Bilgisi
Hocanın, öğretim metotlarını kullanma ve birinden diğerine geçmede mahir olması, bu metotlara iyice vakıf olması, hangi derse, konuya ve duruma, hangi öğretim metodunun daha uygun olduğunu bilmesi gerekir. Genel kültür ve alan bilgisine sahip olmak, ilimde derinleşmek, ilmi otorite ve ilmi yeterlik kafi değildir. Zira her hocanın bilgisini çocuk seviyesine indirerek bilgi aktarmaya gücü yetmez. Hocalık meslek bilgisine sahip olmayan hocanın eğitim öğretim faaliyetinde zorlanacağı bir gerçek, başarılı olması ise çok zordur.
