Hazreti Davud Aleyhisselam

By | 1 Ağustos 2019

HAZRETİ DAVUD ALEYHİSSELÂM

 

Hazreti Musa (Aleyhisselam) vefatından sonra aradan uzun yıllar geçmişti. İsrailoğullarına düşman olan Amalika kavminin başında Calut adında zorba bir hükümdar bulunuyordu. Calut, ordusu ile İsrailoğullarının üzerine hücum etti. Onları yenerek bozguna uğrattı. Calut’un elinden kurtulanlar ise dar bir saha içinde sıkışıp kalmışlardı. O zamanın peygamberi olan Hazreti İşmuil (Aleyhisselam)a giderek kendilerini düşmandan kurtaracak bir kumandan bulmasını rica ettiler.

İsrailoğullarının bu isteği üzerine Talut isimli birisi kendilerine kumandan olarak tayin edildi. Talut ordusunu düzenledi. Gönüllü askerlerin sayısı seksen bin civarındaydı. Zalim Kral Calut’a karşı harekete geçtiler. Yol uzundu. Askerlerine kendilerinin bir nehirle imtihan edileceğini ve o nehirden bir avuçtan fazla su almamalarını tembih etti.

Talut’un ordusu nehire varınca askerlerin çok azı hariç büyük bir kısmı bu nehrin suyundan kana kana içtiler. Bu sudan doya doya içenler harp etme güçlerini kaybettiler. Bu nehirden su içmeyen veya izin verildiği kadar içenlerin sayısı 313 idi. (Bu sayı aynı zamanda Bedir Ashabı kadardır.)

Nihayet iki ordu karşı karşıya geldi. Talut’un ordusunda er olarak savaşa katılan bir yiğit genç vardı. İsmi Davud idi. Harp başladı. İri vücutlu zalim bir hükümdar olan Calut ortaya çıkarak meydan okudu. Kendisi ile savaşacak bir er istedi. Bu sırada Hazreti Davud (Aleyhisselam) ortaya çıktı. Onunla dövüşmek istediğini söyledi. Hazreti Davud (Aleyhisselam) koyun güden, iyi sapan taşı atan mert ve cesur kahraman bir gençti. Sapanını ve küçük bıçağını alarak Calut’un karşısına dikildi. Hazreti Davud (Aleyhisselam), üst üste çok isabetli sapan taşı atışı ile o koca gövdeli Calut’u yere düşürdü. Hemen koşup kafasını kesti.

Calut ölünce askerlerinin morali bozuldu.Savaş güçleri  kırıldı. Allâhü      Teâlâ’nın izni ile Talut’un ordusu düşman ordusu üzerine galip      geldi.     İsrailoğulları

arasında Hazreti Davud (Aleyhisselam)ın kıymeti arttı. Talut, mükâfat olarak kendi kızını Hazreti Davud (Aleyhisselam)a nikâhladı. Vefatından sonra da onun kendi yerine hükümdar olmasını vasiyet etti.

Talut un vefatından sonra Hazreti Davud (Aleyhisselam)a peygamberlik verildi. Filistin de insanları hakka davet ile emrolundu. Hazreti Davud v hakkında Kur’ân-ı Kerim’in bildirdiği başlıca özellikler şunlardır:

1- Allah’a dönük bir kuldu.

2- Güç ve kuvvet sahibiydi.

3- Allâhü Teâlâ katında yüce bir makamı vardı.

4- Bilgindi, ilim sahibiydi.

5- Dağlar ve kuşlar onun emrindeydi. Onunla birlikte Allâhü Teâlâ’yı zikrederlerdi.

6- Hazreti Davud (Aleyhisselam) Zebur’u okuduğu zaman insanlar, cinler ve vahşi hayvanlar etrafında halka olup dinlerlerdi.

7- Zırh yapma sanatını bilirdi. Geçimini bu yoldan temin ederdi. Bu sanat ona Allâhü Teâlâ tarafından öğretilmişti.

8- Hazreti Davud (Aleyhisselam) soğuk demiri ateşte kızdırmadan mum gibi ona istediği şekli verirdi. Bu durum kendisine verilen bir mucizeydi.

Allâhü Teâlâ tarafından Hazreti Davud (Aleyhisselam)a Zebur isminde mukaddes bir kitap indirilmiştir. Zebur dört büyük İlâhi kitaptan biridir. İçinde yüz elli()150 ayet bulunuyordu. Ancak hüküm bildirilen ayetler yoktu. Hazreti Davud (Aleyhisselam) Hazreti Musa (Aleyhisselam)ın şeriatı ile amel ediyordu. Hazreti Davud (Aleyhisselam)Allâhü Teâlâ’dan aldığı vahiy ile halkı idare ediyordu.

Allâhü Teâlâ verdiği bunca nimetlere karşı Hazreti Davud (Aleyhisselam)ı ve onun sülalesini şükre davet etti. İsrailoğulları nankör bir milletti. Bir müddet sonra Hazreti Davud (Aleyhisselam)ı dinlemez oldular. Hazreti Davud (Aleyhisselam) ömrü boyunca İsrailoğullarının ıslahı için çalıştı. Bir kısım insanlar onu daima güçlük çıkarıyorlar ve tevhid mücadelesini engellemeye çalışıyorlardı. Sonunda Hazreti Davud (Aleyhisselam) onları lanetledi. Hazreti Davud (Aleyhisselam) kırk yıllık saltanatından sonra ruhunu Allâhü Teâlâ’ya teslim etti.