HAZRETİ ÂDEM ALEYHİSSELÂM
Hazreti Âdem (Aleyhisselam), Allâhü Teâlâ’nın hükmünü yeryüzünde uygulamak için görevlendirdiği ilk peygamber ve ilk insandır. Daha sonra ona eş olarak Hazreti Havva (Radiyellahu anha) validemiz yaratılmış ve bütün insanlık Hazreti Âdem (Aleyhisselam) ile Hazreti Havva Radiyellahu anha validemizden türemiştir.
Allâhü Teâlâ Hazreti Âdem (Aleyhisselam) Hazreti Azrail (Aleyhisselam)’ın yeryüzünün muhtelif bölgelerinden aldığı topraktan yaratmıştır.
Sonra Allâhü Teâlâ bu balçığa hiçbir kimsenin görmediği güzellikte insan şeklini verdi. Sonra ruh geldi ve (Hazreti Âdem’in) kalıbının ağzından girip, boğazına oradan da bedenine geçti. Geçtiği her yerde kan ve sinir oluştu ve üstlerini et bağladı.
Hazreti Âdem (Aleyhisselam)’ın yaratılışı tamam olunca O’na elbiseler giydirildi. Ve sonra Allâhü Teâlâ meleklere “Âdem’e secde edin” buyurdu. Bu secde etmekteki gaye ibadet değil, saygı ve hürmettir. Bunun üzerine İblis (Şeytan) hariç bütün melekler secde ettiler. O ise ateşten yaratıldığını ateşin topraktan üstün olduğunu iddia ederek büyüklük tasladı ve secde etmedi.
İblis Hazreti Âdem (Aleyhisselam) secde etmeyip büyüklük taslayınca sahip olduğu pek çok nimet elinden alındı. Makamından indirilerek kovulmuş ve zalimlerden olmuştur. Ona ve ona uyanlara Allâhü Teâlâ cehennem azabını vaad etmiştir.
Allâhü Teâlâ Hazreti Âdem (A(eyfasetam) ile Hazreti Havva Radiyellahu anha cennete yerleştirip onlara türlü türlü ikramlarda bulundu. Her türlü meyvelerden yemelerini fakat bir ağaca dokunmamalarını istedi. Ve onları İblis’in fitnesinden sakındırdı.
Peygamber Efendimiz (Sallellahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şeriflerinde, “Kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburganın en eğri yeri de, üst kısmıdır. Onu, doğrultmağa kalkarsan, kırarsın! Hali üzere bırakırsan, eğrilikte devam eder. Kadınlar hakkında, biribirinize hayr tavsiye ediniz!” buyurmuştur. Allâhü Teâlâ, Hazreti Âdem (Aleyhisselam) ile Hazreti Havva (RadiYellahu anha) cennette yaşamalarına ve orada yaklaşmalarını yasakladığı bir tek ağaç dışında cennet meyvalarının hepsinden ve cennetin her nimetinden bol bol yararlanmalarına müsâade etti.
Ayrıca İblis’in de, kendilerine düşman olduğunu açıklayıp “O, sakın sizi, cennetten çıkarmasın!” buyurarak uyardı.
İblis; Hazreti Âdem (Aleyhisselam) ile Hazreti Havva (Radiyellahu anha) tuzağa düşürme işine önce ağıtla başladı. Öyle bir ağladı ki, onları hüzün içinde bıraktı. Hazreti Âdem (Aleyhisselam) ile Hazreti Havva (Radiyellahu anha), İblis’in ağıtını işittikleri zaman ona:
“Sen ne için ağlıyorsun?” diye sordular. İblis:
“Sizin öleceğinize ve içinde bulunduğunuz şu nimet ve ikramlardan ayrılacağınıza ağlıyorum!” dedi.
İblis’in bu sözü oniarın kalbine tasa düşürdü. Bundan sonra İblis, onların yanına tekrar geldi. Kendilerinin iyiliklerini istediğine yemin edip onları aldattı. Yasak ağacın meyvasından yedirerek edep yerlerinin açılmasına, cennetten çıkarılmalarına sebep oldu.
Allâhü Teâlâ, Hazreti Âdem (Aleyhisselam):
“Sana cennetten bol bol ihsanda bulunduğum ve oradan, istediğin gibi, yararlanmanı helal kıldığım nimetler yetmedi mi ki, sana haram kılmış olduğum şeyden tattın?” buyurdu. Hazreti Âdem (Aleyhisselam).
“Evet yâ Rabb! Öyle oldu. Fakat Senin izzet sıfatına yemin ederim ki ben, bir kimsenin yalan yere Senin ismine yemin edebileceğini sanmıyordum” dedi. Şeytan’ın, kendilerine ettiği yeminine aldanmış olduklarını söylemek istedi. Yüce Allah:
“İzzet sıfatıma yemin ederim ki Ben, seni muhakkak yere indireceğim! Orada geçimini, ancak zahmet ve meşakkatle sağlayacaksın!” buyurdu.
Hâlbuki onlar, cennette istedikleri yerden, istedikleri gibi yiyip içerlerken, istedikleri gibi yiyip içemeyecekleri yere indirildiler.
Hazreti Âdem (Aleyhisselam) cennetten Cuma günü çıkarılıp yeryüzüne indirildi. Hazreti Âdem (Aleyhisselam) Hindistan’ın Nevz veya Bevz dağına, Hazreti Havva (RadiYellahu anha) da Cidde’ye indirilmiştir.
Aliâhü Teâlâ, Hazreti Âdem (Aleyhisselam)ı cennetten çıkardığı zaman, ona her şeyi yapma sanatını da öğretti.
