Ömer(ra), kızı Hafsa’dan(r.anha) rivayetle şöyle bir duada bulunmuştur:
Allahümme’rzuknî şehâdeten fi sebîlike vec’al mevtî fi beledi resûlik.
“Allah’ım, bana Sen’in yolunda şeha- det nasip eyle, canımı da Resulullah’m beldesinde al.”
Hz. Ömer’in yaptığı bu duayı duyan Hafsa, babasına hitaben, “Nasıl olur ey mü’minlerin emiri? Hem savaş olmayacak bir yerde, Medine’de yaşayacaksın hem de Medine’de şehit olacaksın. Bu nasıl olur?” deyince Hz.
Ömer efendimiz de “Allah dilerse olur.” buyurdu.
Hakikaten Hz. Ömer(ra) halifeliğinin 10. yılını aştığı bir zamanda, Firuz ismindeki bir nasipsizin, bir hainin suikastına kurban gidip Medine’de şehit oldu. Bir suikast kurbanıdır, bir şehittir Hz. Ömer. Ölümün hayırlısını ve öleceğimiz mekânın hayırlısını Allah’tan istemeyi Hz. Ömer’den öğreniyoruz ve biz de diyoruz ki, “Allah’ım, bizim için hayatın ve ölümün hayırlı olanını ve salihlerin, sadıkların bulundukları mekânlarda dünya ve ahirette onların bulunduğu mekânlarda can vermeyi ve haşrolmayı nasip eyle.”
