Durum böyle olunca her satır için bir “İhlas” okuyan da Kuran-ı Kerimin tamamını okumuş olmaz, satırları sayısınca “İhlas” okumuş olur. Öyle yapacağına okuyanı dinlemesi ve bir yandan da okumayı öğrenmeye çalışması, Allahu alem, daha sevap olur.
“Ha-mîm”lerin tek seferde okunacağına dair hiç birşey bilmiyoruz, olacağını da sanmıyoruz. Muhtemelen bu, bidatlere meraklı kadınların bir icadıdır. Çünkü Kuran-ı Kerim deyince aklımıza hep onu anlamak ve yaşamak gelmelidir. “Hâ-mîm”leri tek oturuşta oku-manın ise bununla hiçbir ilişkisi yoktur.
Adetli kadın Kuran-ı Kerime bakabilir, dinleyebilir, dinlemelidir.
Hatim duasına gelince: Bu da günümüzde bir takım bidatlere konu olan bir meseledir. Gerçi: “Kuran-ı Kerim-ı hatmederim kabul edilecek bir duası vardır” anlamında iki hadis rivayet edilmiştir. Ancak bunlar meşhur hadis kitaplarında bulunmadıktan başka, çok zayıf kabul edilen hadislerdir. Bu yüzden Hanefilere göre hatim
yapıldığında cemaatle dua yapmak mekruhtur; çünkü bu konuda Rasulüllah’tan birşey nakledilmemiştir. Hele duada okuyanların ve kendileri için okunanların isimlerini zikretmek riyaya sebep olacak çirkin bir bidattir. Maalesef camilerde hocalar bu bidati çoğunlukla maddî gayelerle icra etmektedirler. Onları bundan vazgeçirmek de zordur. Onları iknaya uğraşmaktansa bilmeyenlere işin doğrusunu anlatmaya çalışmak daha iyidir. Çünkü “alışmış kudurmuştan beterdir”. Bundan olacak ki, “Ramazanda hatimlerin bitiminde dua yapmak mekruhtur; ama bununla fetva vermemek gerekir” denmiştir. Bu hadislerle, zayıf da olsalar, fazilet babında amel edilebilir, dense dahi onları, hatim yapanın tek başına, ya da en fazla çoluk çocuğu ile dua etmesi şeklinde anlamak mümkündür. Enes b. Malikin hatim yaptığında eşini ve çocuklarını toplayıp dua yapmış olması da bunu
destekler. Böyle olursa hatim duası müstehap olur, demişlerdir.49 Anıştırmamızın buraya kadar olan kısmını yazdıktan sonra konu hakkında başka kaynaklarda da şu rivayetlere rastladık:
İ bn Merdûye’nin Ebu Hureyre’den naklettiğine göre: “Rasulüllah Kuran-ı Kerimi hatmettiği zaman ayakta dua ederlerdi”. Beyhakî’nin “Şıı’abu l-îman”da kaydettiğine göre Rasulüllah (sa):
“Kim Kuran-ı Kerimi okur da Rabbine hamdeder, O’nun Ra- ıııliine salat eder ve Rabbinden mağfiret dilerse, karştlığında hay-
11 talep etmiş olur” buyurmuştur. Beyhakî’nin yine aynı yerde Ebu ‘ tilerden naklettiğine göre Ali b. Hüseyin Rasulüllah’ın Kuran-ı Ke- ı inıı hatmettiğinde, ayakta olarak Ona yaraşır hamdle hamdettiğini vr dua ettiğini söylemiştir, İbn Durays’in nakline göre Abdullah : “Kuran-ı Kerimi hatmedenin kabul olacak bir duası vardır” demiştir.50 Demek ki bu söz merfu hadis değil, İbn Mesud’un sözüdür,
Abde b. Lübâbe ve Mücahit: “Kuran-ı Kerim hatmedildiğinde yapılan duanın makbul olduğu söylenirdi” demişlerdir.51 İbrahim demiştir ki: “Kişi Kuran-ı Kerimi gündüz okursa, melekler ona ıtk ima kadar salat ederler, gece okursa sabaha kadar salat ederler.” el-A’meş: “İşte bu yüzden arkadaşlarımızın gecenin ve gün başında hatmetmek istediklerini gördüm” demiştir.52 Malîk Mıı,tı : “Kuran-ı Kerimin hatmedilişinde hazır bulunun” dediği vaIidi 1 Bütün bu rivayetler, sıhhatiyle meşhur hadis kitaplarında bu- ||kmııı.ıyan rivayetlerdir. Hanefi fıkhındaki konuyla ilgili hükümlere etmeyişleri bundan dolayı olmalıdır.
