Evlenmeden Önce Erkekle Kızın Görüşmesinin Ölçüsü Nedir?

By | 3 Şubat 2015

evlenmeden-once-erkekle-kizin-gorusmesinin-olcusu-nedirEvlenmek düşüncesiyle görüşecek olan tarafların yanında mutlaka üçüncü bir şahıs hazır olmalıdır. Bu görüşmenin içine konuşma, sohbet etme, tarafların birbirlerinden talep ve isteklerini dile getir-meleri de mümkündür. Dinî müsaade bir defalık görüşme için vardır.

Sünnette bu hususta iki yol görüyoruz:

Birisi, kişinin güvendiği bir kadını evlenmek istediği bir kıza bakması için göndermesidir.Enes bin Mâlik’in bu konuda şöyle bir rivayeti vardır:

“Resulullah (a.s.m.) Ümmü Süleym’i bakması için bir kadına göndermiş, ‘ayak üstlerine bak, ağzını kokla’ buyurmuşlardır.”

Bu isteklerden gaye, bacaklarının düzgün olup olmaması, diğeri de ağız kokusunun olup olmadığıdır.
Bu mesele iki taraflıdır, yani aym husus kadın için de söz konusudur. Evlenecek kız da, evlenme niyetinde olduğu erkeğe birisini göndererek, aradığı özellikler neyse onu öğrenebilir.

Bu hususta İmam-ı Gazâlî Hazretleri şu tavsiyede bulunur:

“(Erkek tarafı) kadının gerek ahlâkını ve gerekse güzelliğini, ancak, doğru, basiret sahibi, iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilen birisinden öğrenmelidir. Kendisiyle istişare edilen kişi, istenilen kıza fazla taraftar olmamalı ki, kızın vasıflarını olduğu gibi anlatsın.

“Aynı zamanda bu kişi kızı sevmeyen birisi de olmamalı ki, onun iyi vasıflarını gizleyip meziyetlerinden gereği gibi bahsetmemesi durumu ortaya çıkmasın. Çünkü insan tabiatı, evliliğin başlangıcında ve kendisiyle evlenilmek istenen kadınların vasfında ya ifrata veya tefrite meyledicidir.

“Bu hususta normal hareket edip gerçeği söyleyen pek azdır. Bu sebeple, ihtiyatlı hareket etmek, hanımından başkasına gönül vermekten korkan bir mü’min için çok mühimdir.”

Evlenecek tarafların birbirini araştırmasının sünnetteki diğer bir şekli de doğrudan birbirlerini görmeleridir. Bunda erkek evleneceği kızın yüz ve beden güzelliğini öğrenir. Burada ancak yüzüne, ellerine ve boyuna bakabilir. Yüz güzelliğe, eller zerafete ve hayra delalet eder. Boy da uzunluk ve kısalığı hakkında kanaat verir.

Bu meselede Peygamberimizin (a.s.m.) bizzat verdiği ruhsat vardır. Ebû Humeyd’in rivayetine göre Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuşlardır:

“Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istediğinde ona bakmasında bir sakınca yoktur. Ancak evlenme niyetiyle bakması caizdir. Bunu baktığı kadın bilmese de hüküm değişmez.”

Yine bir hadis-i şeriften Peygamberimizin (a.s.m.) bu konuda nasıl yol gösterdiğini de öğreniyoruz:
“Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istediği zaman onunla evlenmesini teşvik edici özelliklerine bakabilirse baksın.”^
Ashaptan Muğire bin Şûbe, bir gün Peygamberimize gelerek bir kadınla evlenmek istediğini söyler.
Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.), “Onu gördün mü?” diye sorunca, “Hayır” der.

Bunun üzerine Peygamberimiz, “Git, o kadına bak. Çünkü bakman, evlendiğinizde aranızda ülfet (uyuşma, geçim) ve sevginin devam etmesi için daha uygundur” buyururlar.

Hz. Muğîre, Peygamberimizin (a.s.m.) dediğini yapar, daha sonra kadınla evlenir.

Hz. Muğîre, Peygamberimizin (a.s.m.) tavsiyesi üzerine yaptığı bu evlilikten mesut olduğunu ve çok iyi anlaştıklarını söylemektedir.
Muhammed bin Mesleme’ye de Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah, bir erkeğin kalbine bir kadınla evlenme isteğini attığı zaman, artık onun o kadına bakmasında hiçbir beis yoktur.”
Ulemâdan Âmeş ise bu hususta şöyle der:
“Hangi evlenme ki bakmaksızın ve tetkik etmeksizin olmuştur, sonu üzüntü ve sıkıntıdır.”
Bu hadis-i şerifler bakmanın lüzumunu, faydasını ve hikmetlerini anlatıyor. Bakma ve görüşme esnasında bazı sınırlamalar da vardır. Birincisi, görüşme yeri ile alâkalıdır. Bu meseleye şu hadis-i şerif ışık tutuyor:

“Sizden kim Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla başbaşa kalmasın. Zira bunu yaparsa üçüncüleri şeytan olacaktır.”
Bunun için evlenme düşüncesiyle görüşecek olan tarafların yanında mutlaka üçüncü bir şahıs hazır olmalıdır. Aksi halde “halvet” olarak tabir edilen “baş başa yalnız kalma” söz konusu olur ki, bu caiz değildir.
Bu görüşmenin içine konuşma, sohbet etme, tarafların birbirlerinden talep ve isteklerini dile getirmeleri de mümkündür. Çünkü gerek konuşmadaki tutukluk veya kekemelik, gerekse ses tonu; tarafların düşünce ve kültür seviyeleri daha çok konuşunca açığa çıkar.

Dinî müsaade bir defalık görüşme için vardır. Üç-beş defa görüşme hem ciddiyetten uzaktır, hem de kurulacak ailenin sağlığı açısından bir faydası yoktur.

Bu meseleye Şâfiî mezhebinin bakışı, aile kurumunun vakar ve ciddiyetini göstermesi bakımından dikkat çekicidir:
Evlenmek isteyen kişinin, istemeden önce kıza bakması gerekir. Bundan kızın ve ailesinin haberinin olmaması lâzımdır. Bu şekilde davranmak kızın ve ailesinin şerefi açısından daha uygundur. Eğer kızı beğenirse istekte bulunur, böylece kız da, ailesi de incinmemiş olur. Makul ve tecrübeye şayan olan görüş de budur. Kızın izni olsun olmasın, bakmanın caiz olduğunu gösteren hadis-i şerifler de bu görüşü teyid etmektedir.

Nikâha kadar bundan sonraki görüşmelerde, herhangi yabancı bir kadına bakmada olduğu gibi, şehevî bir duygu taşımamak kaydıyla bakmakta bir sakınca olmadığı açıktır.