Mescid-i Haram’ın dış duvarları etrafından ilerlediğinizde, sağ tarafınızda, oldukça dik bir tepenin yükselmekte olduğunu görürsünüz. Üzeri tamamen granit plakalarla kaplanmış olan bu tepenin adı Ebu Kubeys. Ebu Kubeys deyince aklımıza nice hatıra geliyor. Bugün bu kaplanmış haliyle ve üzerindeki binalarla gözümüze bir tepe gibi gelmeyen bu yerde zamanında neler neler meydana gelmiş. Tepenin yanında duruyor ve bu tarih! olayları yeniden hatırlayarak o günlere gitmeye, hadiseleri gözümüzde canlandırmaya çalışıyoruz. Aklımıza ilk gelen kişi Hz. lbrahim (ra). Kâbe’yi oğlu Hz. İsmail ile birlikte inşa edip, tavaf yapılırken işaret olması için Kabe’nin köşesine bir işaret taşı koymak istediğinde gözüne bu tepeden bir ışık huzmesi çarpmıştı. Çünkü cennetten gelen bu taş ışıl ışıl parlamakta, üzerinden yansıyan ışıklar mikat sınırlarına kadar uzanmaktaydı. Hz. Ebu Kubeys’in Üzerinde bulunan Şakk-ı Kamer Makamı lbrahim’in (ra) bu tepeye tırmanışını ve Hacerü’l-Esved’i bu tepede bularak Kâbe’ye yerleştirişini hayal ediyoruz.
Bir keresinde de Efendimiz(sas) yine bu tepe üzerinden mübarek parmaklarıyla gökyüzündeki ayı ikiye bölme yani “Şakk-ı Kamer” mucizesini gösteriyor.
Bu tepenin eski resimlerinde, üzerinde ters “V” şeklinde basamaklı bir yapı görülüyor. Daha öncesinde de Osmanlılar bu mucizenin meydana geldiği yere bir Şakk-ı Kamer Mescidi inşa etmişler. Tepe üzerinde bir de Mescid-i Bilâl varmış. Bu mescidin fotoğrafları Mescid-i Haram’ın dış duvarları etrafından ilerlediğinizde, sağ tarafınızda, oldukça dik bir tepenin yükselmekte olduğunu görürsünüz. Üzeri tamamen granit plakalarla kaplanmış olan bu tepenin adı Ebu Kubeys. Ebu Kubeys deyince aklımıza nice hatıra geliyor. Bugün bu kaplanmış haliyle ve üzerindeki binalarla gözümüze bir tepe gibi gelmeyen bu yerde zamanında neler neler meydana gelmiş. Tepenin yanında duruyor ve bu tarih! olayları yeniden hatırlayarak olduğu için onu daha iyi tanıyoruz. Mekke’nin fethinde İslam ordusu şehre girdiğinde Peygamber Efendimiz (sas) Hz. Bilâl’in yüksek bir yere çıkıp ezan okumasını istemiş. O da Ebu Kubeys Tepesinden okumuş. Efendimiz’in(sas). müezzininin anısına, onun adım taşıyan bir mescit kısa bir süre öncesine kadar o tepeyi süsleye gelmiş. İşte Ebu Kubeys’in zihnimize çağrıştırdığı hatıralardan birkaçı bunlardı.
