Bugünkü Mescid-i Haram’m kapladığı alanın o günlerdeki Mekke şehrinin tamamı olduğunu söylediğimize göre demek ki Ebu Cehil’in evi de buralarda bir yerde. Gerçekten de Ebu Cehil’in evinin olduğu yer bugünkü Mescid-i Haram avlusunda bulunuyor. Tam olarak tarif edecek olursak, Peygamber Efendimiz’in(sas) dünyaya geldiği evin hemen sağ ön tarafı. Burası Kâbe’ye göre biraz yüksekçe kalıyor. Bu manzara bizlere Hudeybiye Anlaşması gereğince Müslümanların hacca ilk gelişlerim hatırlatıyor. Medine’den Mekke’ye tam 450 km yolu kat ederek gelmişler. Müminlerde haliyle bir yol yorgunluğu var. Anlaşmaya göre 3 gün Mekke’de kalacaklar ve hac ibadetini yerine gel irecekler. Mekke’ye giren Müslümanlar doğruca Kâbe’ye gelerek ı.ıvafa başlarlar. O sırada müşrikler Ebu Cehil’in evinin bulunduğu yerden hep birlikte Müslümanları seyrediyorlardı. Seyrederken onlar hakkında alay konusu yapacak şeyler arıyorlardı. Peygamber Efendimiz (sas), sahabenin bu ilk tavaflarında canlı canlı tavaf yapmalarını ve koşar gibi yürümelerini istiyordu ki seyreden müşrikler onların yol yorgunluğundan kaynaklanan bitkinlikleriyle alay etmesinler diye. Bundan dolayı tavafın ilk şartlarını hızlı yapmak sünnet sayılmaktadır. Bu hadiseyi hatırladıktan sonra Ebu Cehil’in bir zamanlar evinin olduğu yere bakıyor ve ne hikmetse buranın bugün umumi bir tuvalet haline gelmiş olduğunu görüyoruz. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken bir detay var ki o da Ebu Cehil’in evinin, Kabe’ye hem Peygamberimiz’den(sas) hem de Hz. Ebubekir’den(ra) daha yakın olması. Demek ki bazen maddi yakınlık insana herhangi bir fazilet kazandırmıyormuş.
