Dünyanın Hakikati, Âfeti Ve Maksadı

By | 24 Temmuz 2014

hasema

Dünyanın Hakikati, Âfeti Ve MaksadıDünyanın Hakikati, Âfeti Ve Maksadı
Demek ki, insana dünyada iki şey lâzımdır: Biri, kalbi öldürücü sebeplerden koruması ve gıdasını tedarik etmesi, diğeri de, be-denini helâk edici, öldürücü şeylerden koruması ve gıdasını elde etmesidir.
Kalbin gıdası, Allahü Teâlâ’yı tanımak ve sevmektir. Çünkü, her şeyin gıdası tabii hususiyetine uygun olur.Dünyanın Hakikati, Âfeti Ve Maksadı  Daha önce, insanın kalbinin hususiyetinin bu olduğunu anlatmıştık. Helâkinin sebebi, Allahü Teâlâ’dan gayrı şeylerin sevgisine dalmaktır. Bedeni, kalb için korumak lâzımdır. Yoksa, beden fânidir, kalb bâkidir. Hacıyı hacca götüren deve gibi, beden de kalbin binek hayvanıdır. Deve hacıya lâzımdır, hacı deveye değil. Eğer hacca giden bir kimsenin deveyi yanında bulundurması icabediyorsa, yemini, suyunu, örtüsünü Kabe’ye varıncaya kadar tedarik etmesi lâzımdır. Bundan sonra onun sıkıntısından kurtulur. Fakat deveye bakmayı ihtiyaç miktarınca yapmak lâzımdır. Yoksa, bütün zamanını ona yem vermek, onu süslemek ve onu muhafaza etmekle geçirirse, kafileden geri kalır ve helâk olur. Bunun gibi, eğer insan bütün zamanını, bedenin kuvvetlenmesine ve helâk olma sebeplerini ondan uzaklaştırmaya verirse, kendi saadetinden mahrum kalır.
Dünyada bedenin ihtiyacı üçtün Beslenmek için yemek, giyinmek, sıcak ve soğuktan korunmak için bir evi olmak. Böylece helâk olma sebeplerinden kurtulur. O hâlde, insanın dünyadan zaruri olarak alacağı bunlardan fazla değildir. Hattâ dünyanın esası da bunlardır. Kalbin gıdası, beslenmesi ise marifettir. Ne kadar çok olursa, o kadar iyidir. Bedenin gıdası, yemektir. Haddinden fazla olursa helâke sebep olur. Allahü Teâlâ’nm, şehveti insana vermesi, yemekte, meskende ve giyinmekte bedenin iktizasının meydana gelmesi içindir. Kendisinin binek hayvanı ancak bu şekilde helâk olmaz. Bu şehvet öyle yaratılmıştır ki, kendine verilene razı olmaz, daha fazla ister. Aklın yaratılması, onıın hududunu aşmamasını temin içindir. Dünyanın Hakikati, Âfeti Ve Maksadı Peygamberlerin diliyle (aleyhimüsselâm) gönderilen şeriatlar, onun [şehvetin – arzununl hududunu tâyin içindir. Fakat bu şehvet, yaratıldığı zaman kendisine verildi; çocukta da, onun fistek ve arzununl bulunması lâzımdır. Akıl ise sonradan yaratılmıştır. Demek ki, şehvet i arzu ve isteki önceden yerini tutmuş, hâkim olmuş, emre itaat etmek istemez olmuştur. Akıl ve şeriat ondan sonra geldiler. Bütün varlığını kuvvet, elbise ve mesken kurmaya yermemesi ve bu sebeple kendini unutmaması, bu kuvvet ve elbisenin neye yaradığını, ne için olduğunu bilmesi ve hattâ kendinin bu dünyada ne için bulunduğunu anlaması, öhiret için azık olan kalbin gıdasını unutmaması için geldiler. Bu ifadeden dünyacın hakikatini, âfetini ve maksadını öğrendin. Şimdi, dünyanın dallarını ve kısımlarını bildirelim.