Uyku, direnilmesi zor bir ihtiyaç halidir. Öyle ki, açlığa dayanılır, uykusuzluğa direnilemez!
İster çocuk olsun ister yetişkin, uykusuzluğa tahammül edemez.
Böyle olduğu halde birçok ebeveyn çocuklarının geç uyuduklarından, sabah uyanmadıklarından yakınır. Burada bilinmesi gereken en önemli ayrıntı; ebeveynler çocuklarını uyutmaya zorladıkça çocuklarının direnecekleridir. Zira zorla uyku olmaz!
Ebeveynler uykuya zorlamak yerine uyku zemini hazırlamalılar.
Uyku zemini hazırlayabilmenin ön şartı, çocuğun gün içinde duygusal doyumsamalar yaşamış olmasıdır. Birçok çocuk günün son bulmasını istemediği gibi, anne-babasıyla biraz daha vakit geçirmek ister. Bunun sebebi, gün içinde ontarla yeterince duygusal yakınlık kuramamış olmalarıdır. Çocuk ruhsal doyuma erişmedikçe, uykuya direnecek, bu ihtiyacını karşılamak için ebeveynini zorlayacaktır.
Günümüz çocuklarının ebeveynlerine ulaşmasına engel olan birçok faktör var; geç saatlere kadar ebeveynlerin çalışması, televizyon alışkanlığı, akıllı telefonlar, işin eve getirilmesi gibi birçok faktör çocuğun anne-babası ile ruhsal doyuma erişmesine engel faktörlerdir.
Bunun yanı sıra, çocuğu ile gün boyu birlikte olduğu halde, çocuğuna yetemeyen, onun duygularına erişemeyen anne-babaların çocukları da aynı durumdadır. Bir türlü günlerini bitirip yatağa uzanmak istemezler.
Çocuğun uykuya direnci sadece bu olumsuzluklardan kaynaklanmaz. Örneğin yaşama sevinci ile dolu olan, cıvıl cıvıl bir mizaca sahip çocuklar da günü sonlandırmak istemezler. Bu çocukları yatağa zorlamak yerine, yatak odasında son saatleri geçirmek, onların uykuya dalmaları için kolaylaştırıcı bir faktör olur. Ayrıca bu cıvıl cıvıl çocuklar ebeveynleri yatmadan kendileri de yatmazlar. Çocuklu anne-babalar, günlerini sonlandırmayı, istirahate çekilmeyi bilmelidir ki, çocuklar da istirahate çekilebilsin.
