Çocuklara Güzel İsim Koymanın Nedeni Nedir ?

By | 20 Mart 2015

Çocuklara Güzel İsim Koymanın Nedeni Nedir ?Çocuklara Güzel İsim Koymanın Nedeni Nedir ?

Çocuklarımıza isim koyarken dikkatli olmamız gerek­mektedir. Peygamberimiz, bu konuda uyanda bulunmaktadır: “Kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın isimle­riyle çağrılacaksınız; öyle ise güzel isimler seçin.” (Ebu Davud, Edep 70.)

Güzel isimlere de örnek verilmektedir: “İsimlerin Allah katında en sevimli ve makbul olanı, Abdullah ve Abdurrahman’dır.” (Müslim, Adap 2.)

Peygamberimiz, birçok kimsenin ismini, beğenmediği için değiştirmiştir. (Buhari, Edep 108.)

“Çirkin isimlerin, güzel­leriyle değiştirilmesi sünnettir. Çünkü Hz. Peygamber, is­yankâr kadın anlamındaki Asiye ismini ‘Sen Cemile’sin’ di­yerek değiştirmiştir.” (Müslim, Edep 14, 15.) İlk

harfi Arapçada ki “elif’Te yazılan “Asiye” ise hasta bakıcı anlamına gelir. Firavun’un mümine olan hanımı Asiye’nin isim olarak kulla­nılmasında sakınca yoktur. “Efendimiz, Bere adını ‘Zeynep’ yapmıştır. Bu hanım, daha sonra Hz. Peygamberle evlenen Cahş kızı Zeynep’tir.”O, birden çok isim ve künyesi olan şahısların en güzel isim ve künyeleri ile çağrılmalarını da tavsiye ederdi. Çocuk­lara “Birden çok isim koymak caizdir, ancak tek isimle yetin­mek daha uygundur. Çünkü Allah elçisi, tek isim koymakla yetinmiştir.”

Yörükoğlu, çocuklara konan bazı isimlerin cinsel kimlik bocalamasına sebep olduğunu ifade etmektedir: “Hem erkek hem kızlara verilen Muzaffer, İrfan, Tanju, Deniz, Sevinç, İl­han, Nurhan, Ayhan, Engin gibi adlar alay konusu olursa çocuğun iç çatışması artabilir.”

Bir baba, Hz. Ömer’e (r.a.) çocuğunun huysuzluğundan şikâyet eder. Çocuğun yaramazlığından, kendine itaat etme­yip karşı geldiğinden söz eder. Hz. Ömer, kendisinden dava­cı ve şikâyetçi olunan çocuğun getirilmesini emreder. Çocuk huzura gelince, Hz. Ömer, kendisine, neden babasına itaat etmediğini sorar. Çocuğun verdiği cevap şu olur: “Ey müminlerin emiri, çocuğun babası üzerinde hiçbir hakkı yok mudur?” Hz. Ömer “Elbette vardır.” deyince çocuk, bunları öğrenmek ister. Bunun üzerine Halife Ömer, bu haklan şöy­le ifade eder:

“Baba, evvela çocuğuna, temiz ve ahlaklı bir anne seçmiş olmalıdır. Sonra çocuğuna güzel bir isim koymalı, daha son­ra da ona, Kur’an’mı öğretmelidir.”

Bu açıklamadan sonra, bu defa çocuk, babasından şikâ­yetçi olduğunu ifade ederek şöyle der:

“Ey müminlerin emiri, babam, bunlardan hiçbirini yap­madı. Bana, anne olarak bir Mecusi’yi seçti. İsim olarak kap­lumbağa manasına gelen bir isim taktı. Kur’an’dan da bir harf öğretmedi!”

Çocuğun itirafları gerçekten manidardı. Büyük Halife, bu durumda suçlu olan babaya döndü ve “Aslında sen, ona kar­şı gelmişsin. O, sana kötülük yapmadan önce sen, ona kötü­lük yapmışsın!” dedi.