Çocuk ve Anaokulu İlişkisi Nedir ?
Çocuk, üç yaşına kadar anaokuluna verilmemelidir. Çünkü iki yaşındaki çocuğun âlemi, annesi çevresinde oluşur. Üç yaşındaki çocuk ise daha çok arkadaşlarıyla birlikte olmayı istediği için, annesinden ayrılmaya hazırdır. Çocuğun kişilik özelliklerine göre anaokuluna yarım gün ile başlanabilir. 4 ve 5 yaşlarında ise tam güne geçilebilir. Ana baba, çocuğun orta öğretim ve yüksek öğretim tahsilini düşündükleri gibi anaokulunu da hesaba katmalıdırlar.
Annesinden ayrılma tecrübesini yaşamayan çocuk, ilk okula başladığı gün, annesinden ayrılırsa bütün okul hayatını zedeleyecek birtakım problemler doğabilir.
Maddi imkânları olanların, çocuğunu, özel bir anaokuluna kaydettirmesi daha uygun olur. Okula başlamadan önce anaokulunda geçireceği bir yıl, çocuk için çok değerli kazanç olacaktır. Kabiliyetli ve tecrübeli bir öğretmenin anaokulunda çocuğa verecekleri, ilerdeki okul hayatını etkileyecektir.
Anaokulu, çocuğun “başkalarıyla ilişki kurabilme alışkanlığı kazanmasında rol oynayabilir. Çocuk bir gruba dâhil olmayı ve bu grup içinde kendisini ifade etmeyi öğrenecektir. Paylaşma, işbirliği, yardımlaşma gibi sosyal kabiliyetler okul öncesi eğitim kurumlarmda kazanılmış olur. Akranları ile ve yetişkin gruplarından farklı birimlerle (öğretmen, idareci, personel, servis şoförü vs.) ilişki kurabilmeyi öğrenecek ve böylece iletişim becerileri artacaktır.
Anaokulunda çocuğun dil gelişimi hızlanır, telaffuz kabiliyeti güçlenir. Okul öncesi eğitimle zihin egzersizleri yapan çocuğun düşünme becerileri artacaktır. Kurum içinde yapılan masaüstü faaliyetleri ile ince kas gelişimi; koşma, atlama, zıplama gibi hareketlerle kaba kas gelişimi desteklenmiş olur.
Beş yaş, öğrenme potansiyelinin üst noktada olduğu bir yıldır; böylece boşa harcanmamış olur. Anaokulu, çocuğu sadece barındıran değil, eğiten bir kurum olmalıdır. Bu sebeple ebeveynler, okul seçiminde titiz davranmalı, okulun fiziki yapısı, programı ve öğretmenini inceleyerek karar
vermelidir.
Çocuğun, okul havasına alışabilmesi için, aile fertlerinin hepsi kararlı olmalı, “Bugün gitmese de olur.” prensipsizlığı bulunmamalıdır.
