Sahabeleri dünyada O’nunla (sav) beraber olmaktan son derece mutluydular. Ahirette de beraber olmanın saadetini yaşamayı yürekten istiyorlardı. Bir gün içlerinden biri huzuruna gelip:
– Ey Allah’ın Resûlü! dedi. Seni, canımdan da, çocuklarımdan da çok seviyorum. Sen hatırıma geldikçe evimde otu- lamıyor, gelip Sana bakıyorum. Ama âhiret hayatını düşününce, Senin cennette peygamberlerle birlikte olacağın hatırıma geliyor. Cennete girsem dahi Seni göremeyeceğim diye üzülüyorum.
Peygamber Efendimiz, bu samimi insanın yüzüne tebessümle baktı sadece, hiçbir şey söylemeden. O’nun (sav) yerine az sonra inen ayet cevap verecekti çünkü: “Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, işte onlar, Allah’ın nimetlerine erdirdiği Peygamberler, sıddîkler, şehitler ve salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar!” (Nisâ, 4/69)
Ayeti duyan bu samimi Müslüman, üzüntüden kurtulmuş ve mutlu olmuştu.
