Category Archives: Genel

Televizyon İzlerken Çocuğa Yemek Yedirmek Doğru Mu?

Çocuğu televizyonla oyalayarak yemek yedirmek çöp kovasına atık çöpler atmak gibidir. Çocuğa televizyon izlerken yemek yedirmek onun damak tadını duyamamasına neden olur. Damak tadı ise çocuğun yemek yemesi için itici bir güçtür. Bu gücü devreden çıkartmak demek, çocuğun yemeğe karşı tepki vermesi demektir.Çocuk acıktığını hissediyor ve damak tadını alabiliyorsa yemeğe karşı ilgili olur.

Çocuğa Ödül Ve Ceza İle Yemek Yedirmek Doğru Mu?

Çocuğun sevdiği bir şey, yemek yeme’si adına kullanılırsa, bu doğru bir davranış olmaz. “Yemeğini yersen, sana çikolata vereceğim” denilirse, çocuk o çok istediği şeye erişmek için yemeğin lezzetini kaçırır. Hızlı yer ki istediği şey gerçekleşsin.Böylesi yöntemlerle ebeveynler çocuklarının o anlık yemek sorununu çözdüklerinde rahatlıyorlar. Halbuki, yemekyeme alışkanlığına anlık çözümlerle yaklaşmamak gerekir.“Yemeğini yersen, parka çıkartacağım seni.”“Yemeğini… Read More »

Çocuğum Yemek Yemiyor, Ne Yapmam Lazım ?

Tek zorlandığım nokta, çocuğuma yemek yedirmek. 10 aylıktan sonra çocuğumun iştahı azaldı. Bir ara tamamen kesildi. Bu aralar diş de çıkartıyor. Nedeninin bu olduğunu düşündük ama; aç kalması, fazla yememesi beni çok üzüyor. Gelişimi normal, fakat bana hep aç gibi geliyor. Zorla yemek yediriyorum. Ne yapmam lazım?Yemek konusunda baskı yapılan çocuklar, yemek yemez!Satır arasında “Çocuğumun… Read More »

Peygamber Efendimiz, Çocuklarının ibadetiyle, Ahiret Hayatıyla Çok İlgiliydi

Hemen hemen her sabah namaza giderken çocuklu olması nedeniyle uykuda kalabilir diye kızma: “Namaza kalkın! Namaz vaktidir” diye seslenirdi.Bir keresinde oğlu Hüseyin’in rahatsızlığı nedeniyle Hz. Fatıma, geceyi uykusuz geçirmiş, sabah vakti girince de namazını kılıp uyumuştu.Peygamber Efendimiz sabah namazından dönerken kızının evine uğradı ve onu uykuda görünce namazını kılmadığını sanarak: — Kızım Fatıma! Dedi. Muhammed’in… Read More »

Peygamber Efendimiz, Çocukların Üzülmesine Dayanamazdı

Gönlü çocuklara karşı o denli yufka ve inceydi ki, nerede bir çocuk sesi veya ağlaması duysa yardımına koşar veya ağlamasının kesilmesini isterdi. Bir keresinde torunlarının ağladığını duyunca, kızı Hz. Fatıma’ya:– Neden çocuklarımı ağlatıyorsun; onları sevdiğimi bilmiyor musun, diye sitem etmişti.Mescidinde sabah namazı kıldırıyordu. Genelde sabah namazım uzun kıldırırdı. Fakat o sabah, namazı kısa kesmişti. Merak… Read More »

Peygamber Efendimizin, Hz. Hasan ve Hüseyin’e Sevgisi ve Şefkati

“Her kadının doğurduğu çocuk nesep yönüyle babasına tabidir. Fakat Fatıma’nın evlatlarının nesebi bana aittir.” buyurur Peygamber Efendimiz.Hz. Hasan’ın dünyaya gelmesine o kadar sevinmişti ki, beklemeden torununu görmeye gitmişti. Sarı bir kundağa sanlı görünce:– Torunumu sarı kundakla sarmayın, dedi.Bu kez beyaz bir kundak içinde torununu kucağına vermişlerdi. Sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okudu.Torunu da, kızı… Read More »

“Küçük Adam Nerede?”

Bir gün özel talebelerinden olan Hz. Ebu Hüreyre ile kızı Fatıma’nm evine gider. Daha kapıdan içeri girmeden seslenir:– Küçük adam orada mı? Küçük adam orada mı?Küçük adamdan kastı Hz. Hasan’dı. Koşarak dedesine atılır Haşan. Dedesi kucaklar onu, öper ve:— Allah’ım! Ben, onu seviyorum. Sen de onu ve onu sevenleri sev, diye dua eder.Hem çocukları seviyordu, nasıl… Read More »

Peygamber Efendimizin, Torununu Dizlerine Oturtup Dua Etmesi

Peygamberimiz, bazen onları dizlerine oturtur, sever okşar, şakalaşırdı. Hz. Usâme, torunları gibi sevdiği manevi evladıydı. Torunları gibi dizinin dibinden ayrılmazdı. Der ki:“Allah Resûlü, beni alır bir dizine, Haşam da öbür dizine oturturdu. Sonra bizi bağrına basar ve:– Allahım! Bu ikisine rahmet ve saadet ihsan et! Çünkü Ben, bunlara hayır ve saâdet diliyorum, buyururdu.”Çocuğu severken, mübarek… Read More »

Peygamber Efendimiz, Torunlarıyla Oynardı

Bir Peygamberdi, tüm ümmetinin sorumluluğunu manen omzunda taşıyordu.. Bir de omzuna “onlar, benim dünyadan (öpüp) kokladığım iki reyhânımdır” dediği Hz. Haşan ve Hüseyin’i alırdı.Reyhan… Fesleğen dediğimiz çiçek. Güle yakın bir güzel kokusu vardır. Hani Karacaoğlan der ya: “Yedi türlü çiçek vardır başında/ Kokar reyhân ile gül karmakarış”Bir de güzel koku anlamına geliyor… Burada Peygamber Efendimiz,… Read More »

Peygamber Efendimizin, iki Torunu Güreşirken

Daha ilginç olanı da vardı.Hz. Haşan ve Hüseyin, huzurunda güreşe tutuşmuşlardı. Onları keyifle seyrediyordu.Bir ara gülerek:– Haydi Haşan göreyim seni. Ha gayret yakala Hüseyin’i, dedi.Görünürde Hz. Hasan’ı bir kayırmaydı bu. Hz. Ali, hikmetini anlamak için sordu:– Ey Allah’ın Resûlü! Büyük olan Haşan. Sen Hüseyin’i kayırmalı değil miydin?– Baksana, dedi, yeniden gülümseyerek. Şu Cebrâil de Hüseyin’e:… Read More »