Category Archives: Dini Bilgiler

Nefs İ Emmâre Nedir?

    Kur’an-ı kerimden delil: Ve mâ überri’ü nefsiy innen-nefse le’emmâretün bis-sû-i.. Yusuf sûresi: 53 (Ben, nefsimi tebriye etmiyorum. Zira, nefis kötülüğü emredicidir.) Nefs-i-emmâre, sahibini daima hayırdan ve hakikatten men’eder, sahip olduğu ve hükmünü eline geçirdiği vücudu şerre ve fenalığa iletir ve ona mütemadiyyen kötülük yapmayı emreder. Hükümdarı bulunduğu vücudun kalbini ve ruhunu, sefâlet ve… Read More »

Anne-Babaya Hürmet

Anne-baba, insanın en başta hürmet edeceği kudsî iki varlıktır. Onlara hürmette kusur eden, Hakk’a karşı gelmiş olur. Onları hırpalayan ergeç hırpalanmaya maruz kalır. İnsan daha küçük bir canlı olarak var olmaya başladığı andan itibaren hep anne-babanın omuzlarında ve onlara bir yük olarak gelişir. Bu konuda ne peder ve validenin çocuklarına karşı olan şefkatlerinin derinliğini tayine,… Read More »

Tekkelerde Yemekten Sonra Okunan Hamdiyye

    Akşam namazı eda edildikten sonra, dervişan sünnet-i seniyyeyi ihya için ellerini yıkar ve sofraya öyle cturur. Mürşitken son ellerini yıkar ve o da sofraya oturur. Şeyh, evvelâ yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yıkar. Sofradan… Read More »

Ayrad Şeyhinin Sıfatları

Bunlar da, ehlullah kisvesine bürünen, şeyh gibi görü­nen ve meydan-ı evliyâyı nefs-i emmârelerine âlet eden şehvetperest aşağı ve bayağı mahlûklardır. Çocuğu olmayan ka­dınları, çocuk sahibi olmaları için göbeklerine yazı yazmak bahanesiyle soyan ve o safdilleri behimi arzularına râm eden ve bu suretle ibadullahın namus ve iffetleri ile oynayan, din namına, tarikat adına halkın ırzına tecavüz… Read More »

Allah Resûlü’nün Hanımlarıyla İstişare Etmesi

Allah Resûlü, ashabının yanı sıra, hanımlarıyla da oturur konuşur; hatta bir arkadaş gibi onlarla en ciddi meselelerin müzakeresini yapardı. Peygamberin, onların düşünce ve fikirlerine kat’iyen ihtiyacı yoktu; çün­kü O, vahiy ile müeyyeddi. Ancak, O, ümmetine bir şeyler öğretmek istiyordu. Onun bu uygulamasıyla kadın, o güne kadar olduğunun aksine, muallâ bir yere oturtulacaktı. Allah Resûlü bunun… Read More »

Yal Şeyhinin Sıfatları

    Evliyâ’ullah kisvesine bürünerek, kendilerini halka evliyâ gibi gösteren bu sınıf da, bu sayede dünya menfaati cem’eyleyen kimselerdir. Bu gibiler için âhiret bahis konusu değildir, bunların cennetleri yemekten, içmekten ve vücutlarının belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha… Read More »

Ver’a Ne Demektir?

Lügatte; uygunsuz, yakışıksız ve gereksiz şeylerden sakınmak, haram ve yasaklara karşı da, titiz davranmak, tetikte olmak veya memnû şeylere girme endişesiyle, bütün şüpheli hususlara karşı kapanma manâsına hamletmişlerdir ki; “Sana kuşku vereni bırak, şüphesiz olana geç.” “Helâl belli, haram da bellidir.” gibi İslâmî prensiplerde anlatılan gerçeğe uygun olan da budur. Asr-ı Saadetle insanlığın tanıdığı vera’,… Read More »

Hak Mürşidi Ne Gibi Vasıflara Sahiptir?

   Mürşid-i kâmilde bulunması lâzım olan sıfatlar otuz iki  adettir: 1. Ehl-i sünnet velcemaat itikadı üzere âmil olmaktır. 2. İlm-i bâtını hak ve hakikat bilmektir. 3. îlm-i tâ’biri, rü’yayı enfüsî ve afakî anlayıp idrak etmek, sâlikin mâ’nevî derecatını tayin ve mertebesini anlamak ve ona göre sâliki irşat etmektir. 4. Alim-i kâmil ve muhlis olmak, müritlerine… Read More »

Allah Bizimle Beraberdir

Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem), eşsiz cesaret örneklerinden birini de, hicret-i seniyyeleri esnasında, Sevr mağarasında sergilerler. Sevr, gençlerin bile zor çıkabilecekleri zirvede bir mağaradır. Ancak O, elli üç yaşında olmasına rağmen bu zirveye tırmanıyor ve bu mağarayı kıymetler üstü bir değerle şereflendiriyordu. Mekke müşrikleri, mağaranın ağzında dolaşırken, Seyyidina Hz. Ebu Bekir, sırf O’nun adına… Read More »

İlim İle İlgili Bir Başka Hikaye

   Vaktiyle, bir hâkim Sivas’a tayin olunmuş. Eşraf belde, kadı efendiye hoş geldin demeğe gitmişler. Sohbet esnasında, mecliste hazır bulunan zevatın meşrepleri söz konusu olmuş ve kimisi Rüfâ’i, kimisi Halveti, kimi Nakşi, kimi Mevlevi olduklarını söylemişler. Meğer, kadı efendi tarikatlere inanmadığından, bunların konuşmalarına bıyık altından güler dururmuş. Herkes nisbetini bildirdikten sonra, kadı efendi misafirleri ile… Read More »