Resulullah Efendimiz(sav) camiden çıkarken şöyle duada bulunmamızı tavsiye etmiştir:
Allahümme innî es’elüke min fadlik..
“Allah’ım ben Sen’in fazl u kereminden istiyorum. Bana ihsan eyle.”
Bu hadis, Müslim’in Sahih’inde Ebu Davud, Neseî, İbn-i Mâce gibi hadis alimlerinin eserlerinde sahih isnatlarla rivayet edilmiştir. îbn Sünnî ise şöyle bir ilavede bulunmuştur:
Mescidden çıkınca Resulullah’a(sav) salât ve selâm getirin, ardından şöyle deyin:
Allahümme eiznî mine’ş şeytânirracîm.
“Allah’ım, huzûrundan kovulmuş olan şeytanın şerrinden, beni kendi himayene al. Koru bizleri ya Rabbi.”
Abdullah ibn Amr(ra) da Peygamber Efendimiz’in(sav) şöyle dua ettiğini rivayet etmiştir:
Eûzü billâhi’l azîmi ve bivechihi’l kerîmi ve sultânihi’l kadîmi mine’ş şeytânirracîm.
“Allah’ın huzûrundan kovulan şeytanın şerrinden Allah’a, onun ikram iyi bir kılavuzu takip etmek gibi fayda sağlar. Resulullah Efendimiz’e, Cenab-ı Hakk tarafından öğretilen her şey, bizim için yol haritasıdır. Bu sebeple, sahabenin Peygamber Efendimiz’den işitip aktardığı dualar, bizim için tam anlamıyla bir kılavuzdur.
İbadet mekânımız olan camilere girerken Resulullah buyuruyor ki, “Sizden biriniz bir mescide, bir camiye girdiğinde önce peygambere salât ve selâm getirsin, sonra şu duayı okusun.
‘Allah’ım benim için rahmetinin, Cennet’inin kapılarını aç.”
