Author Archives: Gizem Bükümcü

Mestler üzerine mesh

MESTLER ÜZERİNE MESH Abdestli olarak ayaklarına mest giyen kimse, bir sonraki abdestte mestlerini çıkarmayıp, parmaklarıyla üzerine mesh edebilir.   MESTLER ÜZERİNE MESH NASIL YAPILIR? Önce sağ el ıslatılıp üç parmakla (parmaklar açık olarak) ayakucundan başlayarak, ayak bileğine doğru bir kez çekilir. Daha sonra sol ayak aynı şekilde mesh edilir.   Mestler üzerine meshin caiz olması… Read More »

Namazın farzları ve vakitleri

NAMAZIN FARZLARI Namazın farzları on iki tanedir. Bunlardan altısı namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken farzlar, altısı da namazın içinde riayet edilmesi gereken farzlardır. Namazın dışındaki farzlarına “Şart”, içindeki farzlarına ise “Rükün” denir.   NAMAZ VAKİTLERİ Namazın farzlarından bir tanesi de vakittir. Vakit girmeden kılınan namaz geçerli değildir. Zira Allâhü Teâlâ: “Namazı dosdoğru kılın. Muhakkak… Read More »

Namaz kılmanın mekruh olduğu vakitler

NAMAZ KILMANIN MEKRUH OLDUĞU VAKİTLER   Üç vakit vardır ki, bu vakitlerde ne kazaya kalmış farz namazlar, ne vacip olan namazlar, ne de evvelce okunmuş bir secde ayeti için tilavet secdesi yapılabilir. Bunlar yapılırsa, iadeleri gerekir. Bu üç vakit, ateşe tapanların ibadet zamanlarıdır. Onlara benzemekten kaçınmak, hak dine saygının gereğidir. Birincisi: Güneşin doğmasından 45 dakikaya… Read More »

Namazın şartları

NAMAZIN ŞARTLARI   1– HADESTEN TAHARET: Hükmen necaset sayılan abdestsizlik ve gu-sülsüzlükten temizlenmek demektir. Abdestsiz olan kimse abdest, gusülsüz olan da gusül alarak abdestsizliğini gidermelidir. Abdest ve gusül için su bulunamadığı veya suyun kullanılması mümkün olmadığı takdirde teyemmüm, abdest ve guslün yerine geçer. 2- NECASETTEN TAHARET: Kişinin bedeninde, elbisesinde ve namaz kılacağı yerde bulunan pislikleri… Read More »

Namazın rükunları

NAMAZIN RÜKÛNLARI 1- IFTITAH TEKBİRİ: Namaza başlarken tekbir almak, yani “Allâhü Ekber” demektir. Sadece “Allâh” demekle de farz yerine gelmişolur. İftitah tekbiri mutlaka ayakta alınmalıdır. Eğilerek alınan tekbir geçerli değildir. 2- KIYAM: Namazda ayakta durmak demektir. Kıyam, farz ve vacib namazların bir rüknüdür. Ayakta durmasında herhangi bir engeli olmayan kimselerin farz veya vacib namazları oturarak… Read More »

Tadil-i erkana riayet (rükünların hakkını vermek)

TADİL-İ ERKÂN’A RİAYET (RÜKÜNLERİN HAKKINI VERMEK) Namazlarda tadil-i erkâna riayet, İmam Ebu Yusuf’a göre, bir rükün olduğundan farzdır. Bundan maksat, namazın kıyam, rükû ve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her uzuv sükûnete erip hareket halinden beri olmasıdır. Örnek: Rükûdan kıyama kalkarken vücut dimdik bir hale gelmeli ve sükûnet bulmalı,… Read More »

Namazın Vacipleri

NAMAZIN VACİPLERİ   Namazın farzları olduğu gibi bir kısım vacibleri de vardır. Bu vacibieri yerine getirmekle namazın farzları tamamlanıp noksanlıkları giderilmiş olur. Bir kimse namazda bu vaciblerden bir tanesi sehven (yanılarak) terk etse veya geciktirse sehiv secdesi yapması gerekir. Namazın vacipleri şunlardır: 1- Namaza başlarken yalnız (Allâh) ismi ile yetinmeyip büyüklük ifade eden (Ekber) sözünü… Read More »

Vahiy Kâtipleri

    Vahiy Kâtipleri    Rasulüllah (s.a.s.)’a inen âyetleri yazmakla görevlendirilen  sahabelere  Vahyi kâtipleri denir. ilk vahiy kâtipliğini. Mekke’de  Abdullah ibn Sa’d, Medine’de ise Ubey b. Ka’b ve Zeyd ibn Sabit  yapmıştır. 40 kadar vahiy kâtibi vardı. En  çok tanınan Vahiy  kâtipleri şunlardır: Hz. Ali, Hz. Osman Hz. Ömer, Hz. Ebû Bekir,  Muaviye, Amr ibn… Read More »

Namazın Edebleri

NAMAZIN EDEPLERİ 1- Müezzin “Hayyaala’s-salâh” derken namaza kalkmak, 2- Müezzin “Kad kâmetis-Salâh” derken imamın namaza başlaması, 3- Namaz kılan kimsenin ayakta iken secde yerine, rükûda ayaklarının üstüne, secdede burnun iki tarafına, otururken kucağına ve selam verirken de omuz başına bakması, 4- Erkeklerin cübbelerinin kolları ellerine kadar iniyorsa, ellerini ellerini dışarı çıkarması, 5- Namazda esneme halinde… Read More »

Suffe

Suffe  Mescid’in bir tarafına üstü hurma dallarıyla örtülü bir  gölgelik  (suffe) yapıldı. Evi ve ailesi olmayan kimsesiz ilim Öğrenen ve  Öğreten fakir müslümanlar burada kalırlar Böylece  bugünkü  Kur’ân mekteblerinin temeli atılmış, ili, tahsili başlamış oldu.  Orada kalanlara “Ashâb-1 Suffe” denilmiştir. Bu insanlar son  derece fakirdi. İş buldukları zaman çalışırlar, diğer zamanlarda  mescitte ilim ve ibâdeti؛… Read More »