Author Archives: Esengül Pektaş

Emzirme Yükümlülüğü

    Âyet (Bakara/233) çocuğun emzirilmesi, emzirme masrafı, ücret vb. konularında detaylı bilgi ve hükümler getirmektedir. Ayetteki “eğer çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz” manasındaki kısma ve evlilik akdinin tabiat ve hükümlerine dayanan müctehidler, kadının çocuğunu emzirmek mecburiyetinde olmadığı görüşünü savunmuşlardır. Ancak, buradaki mecburiyetten maksat, dünyevî ve hukukî mecburiyettir, dinî ve ahlâkî mecburiyet değildir. Zira bütün müctehidler,… Read More »

Emzirme (Rada)

    Çocuk için ana sütünün yerini tutan bir gıda mevcut değildir. Günümüzde, gerektiğinde doğumundan itibaren çocuğu, ana sütü dışındaki gıdalarla beslemek ve büyütmek mümkündür. Bu imkânların bulunmadığı veya kısıtlı olduğu yer ve zamanlarda emzirme meselesi önem kazanmakta, birçok probleme konu teşkil etmektedir. Fukahamn emzirmeyi, hidâne dışında mütalaa etmeleri, ona ayrı bir başlık açmaları iki… Read More »

Hidane Müddeti

    Hidâne müddeti hususunda genellikle, “çocuk kendi kendine yiyip içip giyininceye kadar” ölçüsü getirilmiştir. Bunun yaş ile sınırlamasında ise, erkek çocuk için 7-9, kız çocuk için 9-11 yaşları ileri sürülmüştür, imam Malik bunu, erkek çocuğun büluğa ermesine, kızın ise evlenmesine kadar uzatmıştır. Hidâne müddeti sona erdiğinde de çocuğun müstakil bir ev açamayacağı tabiidir. Günümüz… Read More »

Hidane Hakkı

  Evli çiftler arasında hidâne hakkı bir problem doğurmaz. Ancak, eşler boşa­nırsa bu hakkın kime ait olacağı meselesi ortaya çıkar. Yukarıda zikredilen şart­ları haiz olan kimse bir tane olursa, yine mesele yoktur; bu vasıfları taşıyan kim­se birden fazla olduğunda ve hepsi de çocuğu istediğinde, karşımıza bir tercih problemi çıkmaktadır. Bu bakımdan, hidâne müddeti içinde çocuğun… Read More »

Hidane Ehliyeti

    Hidâne vazifesini üstlenecek şahsın -erkek veya kadın- şu vasıflara sahip olması gerekir: 1. Akıl ve ruh sağlığı yerinde bulunmak, 2. Ergenlik çağma gelmiş olmak, 3. Yeterli olmak. İhtiyarlık ve benzen durumlar, vazifenin gereği gibi yapılmasına engeldir. 4. Güvenilir olmak. Çocuğun bakım ve terbiyesini üzerine alacak kimse, onun hayatını, sağlığını ve ahlâkım koruyabilecek bir… Read More »

Çocuğun Bakım Ve Terbiyesi (Hidane)

   Çocuğun şahsı ve malı bakımından temsili, velâyet ve vesayet bahislerinin konusudur. Fıkıh kitaplarının “lıidâne” başlığı altında işledikleri konu ise, çocuğunn fiilen bakımını ve terbiyesini içine almaktadır. Doğumundan itibaren kendi kendine yeterli hale gelinceye kadar çocuk, nafaka dışında bakıma, beslenmeye, bilgi ve beceri kazanmaya muhtaçtır. Çocuğa bunları kim verecektir. Çocuğuz menfaati bakımından öncelik hakkı kime… Read More »

Nesebin Sübutu

   Nesebin sübütundan maksat, çocuğun anne ve babasının belli olması, objektif ölçülerle ortaya çıkmasıdır. Çocuğun anası ile hısımlık ilişkisi, doğum olayı ile sabittir, bellidir; bunu isbat etmek için başka bir delile ve olaya ihtiyaç yoktur. Çocuğu doğuran kadının, analığı kabul etmemesi ve çocuğu reddetmesi de mümkün değildir. İslâm’a göre, kiralık ya da ariyet rahim kullanılamaz.… Read More »

Nesebin Manası

   Neseb kelimesi, Arapça nisbet ve münasebet kelimeleriyle aynı kökten olup fıkıhta iki manada kullanılmıştır. Geniş manada neseb, kişinin sülalesini, soyunu, baba ve dedeleriyle hısımlık bağlantısını ifade eder. Dar manada neseb ise çocuğun, özellikle anne ve babasıyla hısımlık münasebetidir. Bu manada neseb, “çocuğun kime ait olduğunu, ana ve babasının kim olduğunu ifade eden” bir terimdir.

Doğum Ve Neticeleri

   Evlilik hayatının en önemli gayesi ve meyvesi çocuktur. Evlilik bu meyveyi verince karı-koca, aynı zamanda ana-baba olmakta, ana-baba ile çocuklar ve diğer yakınlar arasında hukukî ve ahlâkî yeni ilişkiler, karşılıklı haklar ve yükümlülükler meydana gelmektedir. Bu bölümde, söz konusu ilişki ve haklardan neseb, himaye, terbiye, emzirme ve nafaka üzerinde durulacak, genel prensipler açısından mirasa… Read More »

Yas Tutmak

   İslâm, cahiliye devrinde âdet olan ve kadınların perişan olmaları sonucunu doğuran aşırı yası kaldırmış, onun yerine amme vicdanını tatmin eden, hatıralara ve geçmiş beraberliğe saygı ifade eden bir yas getirmiştir. Akrabanın Ölümünde 3 gün, kocanın ölümünde 4 ay 10 gün süren bu yas, güzel ve yeni elbiseler giymemek, sürme çekmemek, güzel koku sürünmemek, zinet… Read More »