Author Archives: Berna Börekçi

İdealsizliğe Teslimiyet

Niçin düşüneceksiniz? Hayatınızın bir gerekçesi, tamamlanması gereken işleriniz olmalı ki, çözümleri için düşünesiniz. Başkasının size ideal kazandırmasını umarsanız kıyamete kadar beklersiniz. Dinçliğinizin gücünü ideallerinize borçlu olacaksınız. Mc. Arthur’un vurguladığı gibi, “İnsanı ihtiyarlatan, geride bıraktığı yılların çokluğu değil, ideal yokluğudur. Yıllar cildi buruşturur, fakat idealsizlik ruhu öldürür.” Düşünmek yük taşımaktır; emek ve enerji harcamaktır; zihinsel bir… Read More »

Faydasız Meşguliyetler

Dopdolu bir hayatta her sözünden, davranışından herkese faydalı ışıklar yansıyan bir insan olduğunuzu düşünün. Bunu meyvesiz meşguliyetlerle başarabilir misiniz? Modern teknoloji her geçen gün yeni bir ilginçlik üretiyor. Tekniğin ve kültürün ürettiği her şeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Saatlerce televizyon seyretmek zorunda olduğumuzu sanıyoruz. Müzik yarışları, eğlence programları, piyangolar, atyarışları hayatımızı işgal ediyor. Yapayalnız yürüdüğümüz sonsuzluk… Read More »

Sorunlardan Çıkamamak

Modern iletişim ağları, dünyanın sorunlarını birden gözlerimizin önüne seriyor. Kendi sorunlarımız yetmiyor; her gün cinayet veya ihanet haberleriyle sarsılıyoruz. Sorunları seyrettikçe, seyretmeye saplanıyoruz. Şu çok önemli: Karamsarlığa kapılan kalp, çözümleri düşünmeye fırsat bulamaz. Başarısızlık şimdi yapamamak değil, hiç yapamayacağım sanmaktır. Bilincimizde biriken sorunları devleştiriyoruz; onları çözmeyi imkânlarımızın çok üzerinde görüyoruz. Çaresizlik mazeretine sığınıyor, düşünmeyi, çözüm aramayı… Read More »

Bilinç Düşünceyle Başlar

Varlığın temeli bilmektir. Her şey vücut bulmadan önce Ezeli Hâkim’in ilminde vardı. Bedeninize yaşatacaklarınızı önce zihninizde yaşarsınız. Geleceğinizi yönetmek istiyorsanız; geleceğinizi önce zihninizde izleyin. Geleceğinizin hayalî mimarisini adım adım planlayın. Her hayal ettiğinizi yaşamazsınız; fakat hayal etmediklerinizi de başaramazsınız. Doğru değil mi? Zihnimizdeki konu, düşündükçe detay kazanır; ayrıntıları belirginleşir. Düşündüklerimiz zamanla eylemlerimizi etkiler ve aklımızdan geçenleri… Read More »

Dört Mezhebe Göre Sulh – 4

– İki komşu arasındaki duvarın yıkılması halinde birinin diğerinden duvarın yapılmasını istediğinde diğerinin bunu yapmaktar çekinmesinde de aynı ihtilaf geçerlidir. – İki komşu arasında dolap, kanal, nehir veya duvar olup bunlar çalışmaz hale gelince: Ebu Hanife ye göre dolap, nehir, kanal ve kuyuda komşu tamir masrafına katılmaya zorlanır, duvarda zorlanmaz. Duvar meselesinde zorlama olmadığında görüş… Read More »

Dört Mezhebe Göre Sulh

– Mezhep imamları bir kimse üzerinde bir hak olduğunu bilip de bu hakkın bir kısmını söz konusu ederek hak sahibi ile sulh anlaşması yapsa bunun helal olmadığında ittifak etmişlerdir. Zira bu hakkın (bir kısmının) yenmesine, çiğnenmesine yol açmaktadır. Fakat üzerinde bir hak olduğunu bilmeyen fakat hak olduğu iddia edilen kimse bunun üzerine sulh yapabilir mi?… Read More »

Dört Mezhebe Göre İflas ve Hacr – 6

– Çocuğun baliğ olması hususunda sınırın ne olduğunda ihtilaf vardır: Ebu Hanife’ye göre erkek çocuğun baliğ olması ihtimal olmak veya cinsel ilişkide bulunduğu takdirde meni akıntısının gelmesi iledir. Bu belirtiler yok ise 17 ve 18 yaşını tamamlamaktır. Kız çocuğunun baliğ olması ise âdet kanaması görmek, hamile olmak veya 17 yaşını tamamlamaktır. Malik’e göre baliğ olmanın… Read More »

Dört Mezhebe Göre İflas ve Hacr – 3

– İflas eden kimsenin yanında ticaret malı bulunup henüz parasını almadığı halde malın sahibi, iflas eden sağ iken malına yetişse Hanefî dışındaki mezheplerce bu malı almaya -alacaklılar arasında- en elverişli olan, sahibidir. Malını diğer alacaklılar değil, o alır. Hanefî mezhebine göre mal sahibi de diğer alacaklılar gibidir, onlarla birlikte taksime girer. Sahibi, malını iflas edenin… Read More »

Dört Mezhebe Göre Rehin (İpotek) – 10

– Rehin alan rehinin dış görünüşten belli olmayan bir kusurdan dolayı telef olduğunu iddia ettiği takdirde kıymet üzerinde anlaşırlarsa söz yoktur. Rehinin özelliğinde anlaşıp kıymetinde anlaşamıyorlarsa: Malikî mezhebine göre (üzerinde anlaşılan) özelliği taşıyan bir nesnenin ne değeri olduğu konunun uzmanına sorulur, ona göre hareket edilir. Ebu Hanife’ye göre kıymet hususunda rehin alanın yeminiyle birlikte sözü… Read More »

Dört Mezhebe Göre Rehin (İpotek) – 7

– Rehin malın satılması halinde onu alan müşterinin elinden hak sahibi olduğunu iddia eden kimse tarafından malın alınması üzerine, müşteri parasını rehin alandan alır, rehin verenden değil. Rehin alanın alacağı rehin verenin zimmetinde kalır. Nitekim rehin mal telef olsa da durum böyledir. Bu hüküm Malikî mezhebine göredir. Hanefî’de durum aynıdır.Ancak Ebu Hanife ‘ Hak iddiası… Read More »