Author Archives: Berna Börekçi

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 3

– Mezhep imamları namazın içinde olan bir takım rükünleri olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Üzerinde ittifak edilen rükünler yedidir ve şunlardır: a) Niyet etmek, b) İftitah (tahrime) tekbiri, c) Güç yetme halinde ayakta durmak, d) Kıraat, e) Rükû’ f) Sucud, g) Son oturuş.

Dört Mezhebe Göre Namaz – 11

– Çok sıcak mevsimde, öğle namazını cemaat hep birlikte camilerde kılıyorlarsa, namazı biraz ertelemek faziletlidir. Şafiî ulemasınca bu hususta sahih olan bu erteleme işinin sıcak ülkelere ve cemaatin namaz sonrasında ertelemeden doğan serinliği istemesi haline mahsustur. – İkindi namazını vakti girer girmez kılmak Ebu Hanife dışındaki imamlarca daha faziletli görülmüştür. – Yatsı namazında en faziletli… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namaz – 8

– Öğlenin son vakti ikindinin ilk vaktidir. Böylece iki namaz bir anda birleşmektedir. Öğle namazını kılmamış olan kimse varlıkların gölgesi bir misli olunca öğleyi kılmaya başlayabilir. Bu durumda günahkar olmaz. İmam Şafiî şöyle diyor: “Öğleyi kılmaya başlayan kimse, bu namazı bitirdiğinde varlıkların gölgesi bir misli olmuş olsa, bu kimse öğle namazını vaktinde kılmış olur. Varlıkların gölgesinin… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namaz – 5

Kadınlar: – Mezhep İmamları kadınlar hakkında ezanın meşru ve sünnet olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir. – Kadınların ikamet getirmesi sünnet midir? Ebu Hanife, Malik ve Ahmed b. Hanbel’e göre sünnet değildir. Şafiî’ye göre kadınlar için de ikamet getirmek sünnettir. – Geçmiş namazlar için de Ebu Hanife’ye göre ezan okunur ve ikamet getirilir. İmam Malik ve Şafiî’ye… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namaz – 4

Ezan ve İkamet: – Mezhep imamları ezan ve ikametin beş vakit namaz ve cuma için meşru olduğunda ittifak etmişlerdir. Aşağıda zikredilecek hususlarda ise ihtilaf etmişlerdir. – Ebu Hanife, Malik ve Şafiî’ye göre ezan ve ikamet sünnettir. Ahmed b. Hanbel’e göre şehirde yaşayanlara farz-ı kifayedir. Davud-u Zahirîye göre vaciptir. Fakat terk edildiği takdirde namaz sahih olur.… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namaz

– Müslümanlar aşağıdaki hususlarda icma (görüş birliği) etmişlerdir: a) Namaz, Hazreti Peygamber’in “İslam beş esas üzerine bina edilmiştir” hadisindeki esaslardan birisidir. b) Farz namaz günde beş kere olmak üzere 17 rekâttır. Hz. Allah (c.c.) onu, akıllı, ergenlik çağına gelmiş, hayız, nifas gibi bir engeli bulunmayan her kadına ve her erkeğe farz kılmıştır. c) Mükellef (yükümlü)… Read More »

Dört Mezhebe Göre Kadınların Özel Hali – 7

– İstihaze kanı gören kadın hakkında mezhep imamları ihtilaf etmişlerdir: Ebu Hanife: “Hayız kanamasında âdeti olan süreye göre hareket eder.Tabii ki hep aynı sürede başlayıp aynı sürede biten bir âdeti varsa. Şayet böyle bir âdeti yoksa hayız kanı ile istihaze kanı arasındaki özelliklerden kaynaklanan farkın dikkate alınması gerekmez. Hayız için söz konusu olan sürenin en… Read More »

Dört Mezhebe Göre Kadınların Özel Hali – 4

– Kanama sona erdikten sonra kesinti hayzın en çok süresinde ise yıkanmadıkça (gusül etmedikçe) cinsel ilişki caiz değildir. Âlimlerin büyük çoğunluğu bu görüştedir. Hatta İbnü’l-Münzir bunun icma’ derecesinde olduğunu söylemiştir. Ebu Hanife ise kesinti hayzın en çok süresinde ise yıkanmadan cinsel ilişkinin caiz olacağını söylemiştir. Kesinti en çok süreden önce olmuş ise gusül etmedikçe veya… Read More »

Dört Mezhebe Göre Kadınların Özel Hali

– Aşağıdaki hususlarda mezhep imamları görüş birliği etmişlerdir: Adet gören kadından namaz farzı düşer. Daha sonra bu sürede geçen namazları kaza etmek gerekmez. Bu durumdaki kadına âdeti sona ermedikçe Beytullah’ı tavaf etmek, bir mescid (cami) içerisinde durmak ve cinsel ilişkide bulunmak haramdır. – Malikî, Şafiî, Hanbelî ve tercih edilen Hanefî mezhebi görüşüne göre âdet görmede… Read More »

Dört Mezhebe Göre Mestlerin Meshi – 7

Mest Üzerine Bir Başka Şey Giymek: – Mestin üzerine giyilmiş (mest gibi veya bir başka) şey üzerine mesh etmek Şafiî mezhebindeki en sahih ve tercih edilen görüşe ve Malikî mezhebine göre caiz değildir. Ebu Hanife ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise bu caizdir. Bu görüş aynı zamanda Şafiî ve Malikî’de ikinci bir görüştür.