“…Her kim Allah’ın mukaddes emir ve buyruklarına saygı gösterip o haramlara dokunmaktan korkup sakınırsa bu durum Allah katında kendisi için daha hayırlıdır.” (Hacc 30)
“Ey iman edenler! Eğer siz, Allah’ın dinine ve davasına yardım ederseniz, Allah da size yardım eder, ayaklarınızı İslam hakkını koruma yolunda sağlam tutar.” (Mu- hammed 7)
Ebu Mesud Ukbe ibni Amr el Bedri -Allah ondan razı olsunşöyle demiştir: Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e gelerek: “Ben filanın namazı uzatması yüzünden sabah namazına gelemiyorum” dedi. Ben peygamber sallallahu aleyhi vesellem’i hiç bir konuşmasında o günkü kadar öfkeli görmedim. Şöyle buyurdu: “Ey insanlar aranızda insanları namaz ve ibadetlerden usandıranlar var sizden kim imamlık yaparsa namazı kısa kıldırsın, zira arkasında namazı kılanlar arasında yaşlı olanı, çocuğu olanı ve iş güç sahibi olanı var.” (Buhari, İlim 28, Müslim, Salat 128)
Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Rasûlül- lah sallallahu aleyhi vesellem sefer dönüşünde, evin önündeki sandık üzerine veya kapının giriş kısmını üzerinde resimler olan bir perde ile örtmüştüm. Rasûlüllah sallallahu aleyhi vesellem perdeyi görünce çekip yırttı yüzünün rengi değişti ve: “Ya Aişe kıyamet günü en çetin azaba uğrayacak kimseler yaptıklarını Allah’ın yaptıklarına benzetmeye kalkanlardır.” (Buhari, Libas 9. Müslim, Libas 92)
Yine Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun-‘den rivâyet edildiğine göre Mahzum kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri pek üzmüştü. Bunun üzerine, bu konuyu Rasûlüllah sallallahu aleyhi vesellem’le kim görüşebilir? Diye kendi aralarında konuştular. Buna ancak Peygamberin sevgili dostu Üsame’den başka kimse cesaret edemez, dediler. Üsa- me durum hakkında Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile konuştu. Bunun üzerine Rasûlüllah sallallahu aleyhi vesellem Üsame’ye:
“Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun? dedi, sonra kalktı bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:
“Sizden önce toplulukların helak olmalarının başlıca sebebi, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmamaları, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca da ona ceza vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki; Patıma hırsızlık etseydi onun da elini keserdim.” (Buhari, Enbiya 54. Müslim, Hudud 8)
Enes -Allah ondan razı olsun-‘den rivâyet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem mescidin kıble duvarında bir tükürük gördü o kadar üzüldü ki üzüntüsü yüzünden belli idi. Sonra kalkıp onu bizzat eliyle temizledikten sonra şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz namaza durduğu zaman Rabb’ine yönelip O’na münacatta bulunur. Rabbi ise kıble ile kendi arasındadır. O halde hiç biriniz kıbleye karşı tükürmesin. Tükürmek mecburiyeti hasıl olursa(mescid dışında ise) sol tarafına veya ayağının altına tükürsün. (Eğer mescidin içinde ise) Sonra cübbesinin ucunu tuttu içine tükürüp kumaşı katladı veya böyle yapsın” buyurdu. (Buhâri, Salat 34. Müslim, Mesacid 50)
