Abbasi ve Osmanlı Bir Arada

By | 1 Ağustos 2019

Mina yakınlarındaki Akabe’ye geldiğiniz zaman bir dağın eteklerinde durursunuz. Az ileride karşınıza küçük fakat bir o kadar da şirin bir yapı çıkar. Klasik bir mimari ile inşa edildiği her halinden belli olan bu yapıda, yöresel izler dikkat çekmektedir. Arabistan’da Efendimiz(sas) döneminden beri mescitlerde geniş avlular önemli bir yer tutar. Avlunun önünde, kıbleye doğru kapalı dar bir alan olur ki namazlar buradan itibaren kılınmaya başlar. Mescidin dört bir tarafını çeviren dış duvarların üzerinde de şekilli dendanlar (dişler) olur. Karşımızdaki mescitte de bu özelliklerin tümü vardı. Mescidin adı bulunduğu yer dolayısıyla Akabe’ydi. Tam burada Efendimiz1 Medinelilerle buluşmuş ve onlarla biatlaşmıştı. Mescidin etrafında dolaşırken üzerinde bulunan birtakım kitabeler dikkatimizi çekti. İlk iki tanesini okuyamıyoruz. Çünkü atik yazı denilen eski, sanatlı küf! ile yazılmış. Fakat yan duvarda küçük bir kitabe daha anlaşılır olduğu için bu yazıyı okuyabiliyoruz:
“Bismillahirrahmanirrahim ve sallallahu alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaîn. Emâre bi-imâıetihi seyyidina ve mevlâna’l-imamü’l-müfteradü t-ta âti alâ kâffeti 1-enâmi Ebu’l-Ca’fer el-Mansûr el-Mustansır Billâh Emiru 1-Müminîn e’azzal- lahu ve ensarehu…”

Bu satırlardan anladığımız kadarıyla bu mescidi buraya Abbasî Halifesi Cafer el-Mansur yaptırmış. Peki neden Abbasîler? Çünkü burası Akabe ve Akabe biatmda Efendimiz(sas) yalnız değildi. Yanında amcası Hz. Abbas da bulunuyordu. Bu biatlaşma esnasında Hz. Abbas oradakilere seslenerek, “Siz neye biat ettiğinizi biliyor musunuz?” diye sorar. İşte bu hatıra onun soyundan gelen bu halifeler tarafından yaşatılmak istenmiş ve Cafer el-Mansur tarafından Akabe Mescidi inşa edilmiştir. Bu mescidi son kez tamir ettiren kişi İstanbul’da Ortaköy (Büyük Mecidiye), Küçük Mecidiye, Teşvikiye gibi camileri ve daha nice hayır eserini yaptıran Sultan Abdülmecid Han. Şu an karşımızdaki yapı onun döneminde ihya edilmiş haliyle duruyor.