Hac ve umre çok önemli iki ibadettir ve aynı zamanda hemen her gidenin söylediği gibi bir nasip meselesidir. Eskiler, “Çağrılmadan gidilmez,” derlerdi ya, işte aynen öyle. Gitmek isteyenleri bir korku alır, “Acaba oralara gitmeye layık değil miyim diye!” Bu kutsal beldelere gelebildiğiniz zaman da zihninizde bir soru işareti oluşur, acaba buraların hakkını verebiliyor muyum, buradaki ibadetim kabul görüyor mu, bu tertemiz beldelere layık mıyım yoksa varlığım ile buraları kirletiyor muyum, diye.
Türkiye’den Hicaz’a gelenler ya direkt Cidde’ye uçup buradan araba yoluyla Mekke’ye geçerler ya da direkt Medine’ye uçarlar. Önce Mekke’yi ziyaret edenler, sonrasında Medine’ye bazen otobüs ile bazen de Cidde üzerinden bir iç hat uçağı ile geçerler.
