Kalplerin Fethi Başlıyor: Hudeybiye

By | 1 Ağustos 2019

Mekke’den bu kadar uzaklaştıktan sonra artık geriye dönme zamanı gelmişti. Huneyn’den geriye dönecek ve az ileride bir başka yola saparak Mekke’den 30 km kadar ileride bulunan Hudeybiye’ye gidecektik. Hudeybiye denince hafıza kayıtlarımızda nice şeyi yeniden hatırlıyoruz.
Mekke’den Medine’ye hicret edeli 6 yıl olmuştu. Muhacirler doğduktan, acı tatlı nice olay yaşadıkları topraklara hasrettiler. Hepsinden önemlisi kalplerde bir Kâbe özlemi vardı. Artık ona yönelerek namaz kılıyor ama yıllardır kendisini göremiyorlardı. Sonunda Kâinatın Efendisi’nden(sas) uzun zamandır bekledikleri müjdeyi aldılar. O sene Mekke’ye hacca gideceklerdi. Bir sevinç rüzgân dalgalandı Medine sokaklarında. Herkes hazırlık yapmaya başladı. Ve bir sabah yola çıktılar Seniyyetü’l-Veda tarafından. Uzun ve meşakkatli bir yol izleyerek Hudeybiye’ye kadar gelmişlerdi. Artık Mekke’ye çok az bir mesafe kalmıştı. Ama Peygamber Efendimiz’in(sas) devesi nedense burada durmuş ve daha ileriye geçmemişti. Peygamberimiz bunun üzerine, “Fili bağlayan benim devemi de bağladı,” diyerek fil vakası öncesinde Harem sınırları önünde durup ileriye yürümeyen fili hatırlatmıştı. Biz de orayı görmek için yola çıkmıştık.
Mekke’den yaklaşık 20 km sonra şehre en uzak harem hududu olan Hudeybiye Haremi bulunur. Bu sınırdan da umre yapılabiliyor. lilendimiz(sas) bu sınır dışında 3 hafta kadar konakladığı halde sahabe ile Hudeybiye hududu içinde namazlarını eda etmişlerdir. Bunun sebebi de Harem sınırları içerisindeki her bir ecrin 100 bin derecesinin bulunmasıdır. Peygamber Efendimiz’in(sas) bu sünnetinden dolayı İslam âlimleri, “Harem hudutları içerisinde nerede yapılırsa yapılsın her bir ecre 100 bin derece vardır,”9 hükmüne varmışlardır.