Dünyada En Değerli Varlık

By | 1 Ağustos 2019

Peygamber Efendimizin (a.s.m.) işaret buyurduğu, gü­zellik, asalet, mal ve dindarlığın bir hanımda bulunması nu­run âlâ nurdur. Buradan güzellik, asalet ve mal aranmayacak hükmü çıkartılmamalıdır. Her halükârda ön planda tutul­ması gereken meziyet, “dindarlık”tır. Dindarlık vasfı taşın­madığı takdirde, güzellik, servet, asalet de tehlikeli olmak­tadır. Şu ibret verici hadis-i şerife bakalım:

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “Çöplüklerde yetişen ye­şilliklerden (çiçeklerden) uzak durun.” buyurunca, “Çöplük­lerde yetişen yeşillik nedir?” sorusunu şöyle cevaplandırdı: “Kötü ailenin güzel görünüşlü kızlarıdır.”

Dünyada en değerli varlık, saliha bir kadındır. Ne mal, ne mülk, ne araba, ne arazi, hiçbiri insana gerçek mutluluğu vermez. İnsan, ancak kalbine mukabil bir kalble, gördüğü zaman içinin ferahlandığı bir eşle, yokluğunda malının ve çocuklarının üzerine titreyen ve kol kanat geren bir hanımla mutlu olur. Bütün bunları sağlayacak da kalbi Allah korkusuyla titreyen, İslâm’ın bütün emirlerini olduğu gibi evlilik hayatıyla ilgili hükümlerini de bilen dindar bir hanımdır. İşte bu bakım­dan Peygamber Efendimiz, dindar hanımı “dünya metâının en hayırlısı” olarak vasıflandırmıştır. Hadis-i şerife bakalım.

        Abdullah b. Amr b. As (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)’ın, “Dünya, bir metadır ve onun en hayırlı bir metaı saliha bir kadındır.” buyurduğunu rivâyet etti.

Bu hadisi İbn Mâce de şu şekilde rivâyet etmiştir: “Dünya, ancak bir metadır. Dünya metaları içinde saliha bir kadın­dan daha değerli bir şey yoktur.” (Tergib ve Terhib, c.4/999-4)

“Dünya Mutluluğundan…”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) saliha; yani dindar hanımı, “dünya mutluluğundan” olarak vasıflandırmıştır. Bu hususla ilgili bazı hadis-i şeriflere bakalım.

        Ebu Ümame (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle derdi: “Mü’min, aziz ve celil olan Allah’a tak­vadan sonra kendisi için saliha bir kadından daha hayırlı bir şey elde edememiştir. Eğer ona bir şey emrederse, kendisine itaat eder, ona bakarsa, kendisine sevinç verir; onun üzerine yemin ederse, yeminini yerine getirir; on­dan uzakta bulunursa, nefsini ve kocasının malını ko­rur.” (a.g.e., c.4/200-6)

        İbn Abbas (r.a.), Nebi (s.a.v.)’nin şöyle buyurduğunu rivâyet etti:

“Şu dört şey kime verilirse dünya ve âhiretin hayrı ona verilmiş olur:

“1- Şükreden bir kalb,

“2- Zikreden bir dil,

“3-Belâ ve musibetlere karşı sabreden bir vücut,

“4-Kocasının malı ve kendi nefsi hakkında günah işle­meyen bir eş.”

         Muhammed, babası Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.)’dan Resûllullah’ın şöyle buyurduğunu rivâyet etti:

“Şu üç şey mutluluktandır:

“1- Saliha bir kadın ki, ona baktığında ferahlarsın, ya­nında bulunmadığın zaman da malın ve ırzı hak­kında kendisine güvenebilirsin,

“2- Süratli bir binek hayvanı ki, seni arkadaşlarına ka­vuşturur,

“3- Geniş, iç ve dış müştemilatı çok olan bir ev.

“Şu üç şey de talihsizliktendir:

1- Gördüğünde sana kötülüğü dokunan, sana dil uza­tan, yanında bulunmadığı zaman ırzı ve malın hak­kında kendisine güvenemediğin bir kadın.

“2- Ağır ayaklı bir binek hayvanı ki, ona vursan seni yo­rar, serbest bıraksan seni arkadaşlarına yetiştirmez.

“3- Dar ve müştemilatı az bir ev.” (a.g.e., c.4/202-10)