Peygamber Efendimizin (a.s.m.) işaret buyurduğu, güzellik, asalet, mal ve dindarlığın bir hanımda bulunması nurun âlâ nurdur. Buradan güzellik, asalet ve mal aranmayacak hükmü çıkartılmamalıdır. Her halükârda ön planda tutulması gereken meziyet, “dindarlık”tır. Dindarlık vasfı taşınmadığı takdirde, güzellik, servet, asalet de tehlikeli olmaktadır. Şu ibret verici hadis-i şerife bakalım:
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “Çöplüklerde yetişen yeşilliklerden (çiçeklerden) uzak durun.” buyurunca, “Çöplüklerde yetişen yeşillik nedir?” sorusunu şöyle cevaplandırdı: “Kötü ailenin güzel görünüşlü kızlarıdır.”
Dünyada en değerli varlık, saliha bir kadındır. Ne mal, ne mülk, ne araba, ne arazi, hiçbiri insana gerçek mutluluğu vermez. İnsan, ancak kalbine mukabil bir kalble, gördüğü zaman içinin ferahlandığı bir eşle, yokluğunda malının ve çocuklarının üzerine titreyen ve kol kanat geren bir hanımla mutlu olur. Bütün bunları sağlayacak da kalbi Allah korkusuyla titreyen, İslâm’ın bütün emirlerini olduğu gibi evlilik hayatıyla ilgili hükümlerini de bilen dindar bir hanımdır. İşte bu bakımdan Peygamber Efendimiz, dindar hanımı “dünya metâının en hayırlısı” olarak vasıflandırmıştır. Hadis-i şerife bakalım.
• Abdullah b. Amr b. As (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)’ın, “Dünya, bir metadır ve onun en hayırlı bir metaı saliha bir kadındır.” buyurduğunu rivâyet etti.
Bu hadisi İbn Mâce de şu şekilde rivâyet etmiştir: “Dünya, ancak bir metadır. Dünya metaları içinde saliha bir kadından daha değerli bir şey yoktur.” (Tergib ve Terhib, c.4/999-4)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) saliha; yani dindar hanımı, “dünya mutluluğundan” olarak vasıflandırmıştır. Bu hususla ilgili bazı hadis-i şeriflere bakalım.
• Ebu Ümame (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle derdi: “Mü’min, aziz ve celil olan Allah’a takvadan sonra kendisi için saliha bir kadından daha hayırlı bir şey elde edememiştir. Eğer ona bir şey emrederse, kendisine itaat eder, ona bakarsa, kendisine sevinç verir; onun üzerine yemin ederse, yeminini yerine getirir; ondan uzakta bulunursa, nefsini ve kocasının malını korur.” (a.g.e., c.4/200-6)
• İbn Abbas (r.a.), Nebi (s.a.v.)’nin şöyle buyurduğunu rivâyet etti:
“Şu dört şey kime verilirse dünya ve âhiretin hayrı ona verilmiş olur:
“1- Şükreden bir kalb,
“2- Zikreden bir dil,
“3-Belâ ve musibetlere karşı sabreden bir vücut,
“4-Kocasının malı ve kendi nefsi hakkında günah işlemeyen bir eş.”
• Muhammed, babası Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.)’dan Resûllullah’ın şöyle buyurduğunu rivâyet etti:
“Şu üç şey mutluluktandır:
“1- Saliha bir kadın ki, ona baktığında ferahlarsın, yanında bulunmadığın zaman da malın ve ırzı hakkında kendisine güvenebilirsin,
“2- Süratli bir binek hayvanı ki, seni arkadaşlarına kavuşturur,
“3- Geniş, iç ve dış müştemilatı çok olan bir ev.
“Şu üç şey de talihsizliktendir:
“1- Gördüğünde sana kötülüğü dokunan, sana dil uzatan, yanında bulunmadığı zaman ırzı ve malın hakkında kendisine güvenemediğin bir kadın.
“2- Ağır ayaklı bir binek hayvanı ki, ona vursan seni yorar, serbest bıraksan seni arkadaşlarına yetiştirmez.
“3- Dar ve müştemilatı az bir ev.” (a.g.e., c.4/202-10)
