Çocuklarda çok sık rastlanan duygu bozukluklarıdır. Özellikle korku çocuk büyüdükçe artar. Aslında duygu olarak normaldir ve her yaşta bilinmeyene ve tehlike ya da tehdit oluşturan her şeye karşı gösterilen bir tepkidir.
Bebeklikte ve küçük yaş gruplarında yüksek sese, yabancılara ve ani gürültülere karşı gösterilen bir tepkisel davranışken, çocuk büyüdükçe daha belirgin ve somut kavramlara yönelik bir tepki olarak gelişir. Kazalar, yangın, deprem, hastalıklar, izlediği bir film, okul sorunları, anne ya da baba ayrılığı, yalnız kalma, terk edilme, kaybolma, cezalandrılma gibi durumlar korkuya yol açabilir.
Daha önce herhangi bir olumsuzluk yaşamış çocuklarda korku daha kolay gelişebilmektedir. Korkunun oluşmasında en temel faktör ise ebeveynlerin yanlış tutumları ve çocuk eğitiminde korkuyu kullanarak disiplin uygulamaya çalışmalarıdır.’ Eğer beni üzersen, başkasının annesi olurum’, ‘yanımdan ayrılırsan seni başkaları kaçırır’, ‘dediğimi yapmazsan seni sevmem’ gibi sözler çok sık rastladığımız türde konuşmalardır.
Açık biçimde tehdit içerirler ve çocuk da bu tehdidi doğru olarak algılar. Terk edilme, sevgisiz kalma, annesinin bırakıp gitmesi gibi düşünceler korkuyu başlatır. Bu nedenle çocuk eğitiminde korkuyu kullanmamak esastır. Ayrıca aşırı koruyucu ailelerde yetişen çocukların da sorunlar karşısında kendi başa çıkma becerilerini kazanma konusunda sorunlar yaşadıkları ve çocuğun içine kapanmasına yol açtığı unutulmamalıdır.
Her şeyin ötesinde korku yaşayan çocuğun duygularını hafife almamak şarttır. Korktuğu için eleştirilen ya da alay edilen çocuk giderek daha çok ürkekleşecek ve farklı davranış bozuklukları geliştirecektir. O nedenle korkan çocuğun üzerine gidilmemeli ve onunla sakin bir tavırla konuşmaya çalışılmalıdır. Her zamanki gibi onu anladığınızı, duygularını ciddiye aldığınızı göstermelisiniz.
