Genelde aileden kaynaklanan bu bozuklukları bilmemiz ve tanımamız hem çocuğun dersleri hem de gelişimi açısından önem ifade etmektedir. Kurslarda çoğunlukla karşılaştığımız ve belki de çözümünde sıkıntı yaşadığımız bu konulara uzmanı olmasak da biraz değinmemiz yerinde olacaktır. Hoca olarak bize düşen bir görev de çocuğu doğru tanıyıp eksik veya kusurlu gelişimini aileleriyle birlikte giderebilmektir Çocuğun doğuştan sahip olduğu fizyolojik ve psikolojik özellikler, anne-baba ve okul tarafından gözlemlenir, ilgilenilir ve geliştirilmeye çalışılır.
Uyum ve davranış bozuklukları ruh sağlığının tehlikede olduğunu gösteren işaretlerdir. İlk işareti alan hocalar anne ve babalara, onlar da başka işaretleri beklemeden nerede yanlış yaptığını bulmaya çalışmalı, gerekirse bir uzmandan psikolojik yardım alarak hatasını tamir etme yoluna gitmelidir. Bu bölüm her ne kadar ebeveynlere hitaben kaleme alınmışsa da hocalar konulardan gerekli olan dersleri çıkarabilirler.
Psikolojik gelişimin ilk kaynağı doğum olsa da ana-baba ilgisi, çocuğa verilen öğrenim ve eğitim büyük önem kazanmaktadır.
Çocukluk, gelişim evrelerinin getirdiği bazı sorunların olabildiği ve gerek ailenin yapıcı tutumuyla gerekse çevresel faktörlerin etkisiyle bu sorunların çözüme kavuşturulabildiği doğal bir gelişim sürecidir. Eğer doğuştan gelen genetik bazı problemler yoksa genellikle her tür sorun kendi süreci içinde doğal bir biçimde seyreder ve zaman içinde çocuğun sosyalleşmesiyle birlikte ortadan kalkar.
Ancak bazı durumlarda gelişimsel dönemlere özgü bu doğal sorunlar yakın çevrenin olumsuz etkileriyle birleştiğinde genellikle duygusal ağırlıklı farklı bozukluklar olarak kendini gösterir. Bu bozukluklarda ilk dikkati çeken özellik bu davranışların çocuğun tepkisel davranışları olmasıdır. İşte bu olumsuz tepkiler ‘uyum ve davranış bozuklukları ‘olarak bilinirler ve eğer ciddiye alınmazlarsa kalıcı bir takım sorunlara yol açabilirler.
