Hocalık Ve Eğitimcilik

By | 1 Ağustos 2019

İslam bilginlerinden bazılarının hocada bulunması istedikle­ri vasıflardan ve eğitim öğretim esnasında riayet etmesi gerekli prensiplerden bahsettikten sonra, hocalık ve eğitimcilik konu­sunu incelemeye geçebiliriz.

Mesleki Olarak

Pedagojik Bilgiye Duyulan İhtiyaç

Eğitim, ilahi ve ince bir sanattır. Bu sanatın inceliklerini ancak kabiliyetli, iyi yetişmiş hocalar bilir ve uygular. Çocukları anlamak ve problemlerine zamanında müdahale etmek, bil­gi işi olmaktan çok, bir sezgi, bir kalp ve tecrübe işidir. Meşhur eğitimcileri başarılı kılan da budur. Bugün okullarda öyle hoca­lar vardır ki, sınıfta çocuklara iyi ders veremedikleri gibi, onlar üzerinde disiplin de sağlayamazlar. Çünkü bunlar, hocalığa el­verişli yetenekle doğmamışlar, dolayısıyla da iyi hoca olama­mışlardır. Halbuki halk arasında okulda okumadığı halde, bil­diğini gayet iyi öğretenler de vardır.

Biliyoruz ki, bugün bir at terbiye etmenin ve tavuk yetiş­tirmenin bile kendine has bir usulü vardır. O halde, insan ye­tiştirme sanatının da bir usulü, ilmi, tekniği, tarzı, ölçüsü, sınırı ve esası olmalıdır. Dolayısıyla bunları öğrenmek gerekir. Ga­ye, sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda çocuk ve genci terbiye etmektir. Bu ise ancak çocuğu iyi tanımakla mümkün olur. Çocuğu tanıma ve en iyi şekilde yetiştirme usulü, en iyi bilgi aktarma yolu nedir? İşte hocaya bütün bunları büyük öl­çüde kazandıran, hocalık meslek bilgisidir.

Çocuklar, hocanın konumu icabı sahip olduğu geniş bilgi­ye çok değer verirler, her suale cevap verebilmesini arzu eder­ler. Hoca, her zaman ilimle, okumakla meşgul olup, bildiklerini öğreten, bilmediklerini öğrenen birisi olmalıdır. Ayrıca o, ders verdiği sahada ilmi yönden otorite olmalıdır. Hocanın, öğretti­ği branşta mahir olması vacip, hatta farzdır. Mesela, anaoku­lu, ilkokul öğretmenliği veya fıkıh, hadis, tarih, coğrafya, kim­ya, vb, hangi konuda ders verirse versin bu durum fark etmez.

Hocalık Meslek Bilgisi

Hocanın, öğretim metotlarını kullanma ve birinden diğeri­ne geçmede mahir olması, bu metotlara iyice vakıf olması, han­gi derse, konuya ve duruma, hangi öğretim metodunun daha uygun olduğunu bilmesi gerekir. Genel kültür ve alan bilgisi­ne sahip olmak, ilimde derinleşmek, ilmi otorite ve ilmi yeter­lik kafi değildir. Zira her hocanın bilgisini çocuk seviyesine in­direrek bilgi aktarmaya gücü yetmez. Hocalık meslek bilgisine sahip olmayan hocanın eğitim öğretim faaliyetinde zorlanaca­ğı bir gerçek, başarılı olması ise çok zordur.