Televizyona Karşı Tavrımız Nasıl Olmalı ?

By | 21 Mart 2015

Televizyona Karşı Tavrımız Nasıl Olmalı ?Televizyona Karşı Tavrımız Nasıl Olmalı ?

Uzmanların anne ve babalara tavsiyeleri şöyle: Çocuk­ların günlük televizyon seyretme süresi, bir saati geçmemeli. Onların sağlıklı yetişebilmeleri için, oyun oynamaya, hayal kurmaya, sohbet etmeye, kitap okumaya, hatta can sıkın­tısına ihtiyaçları var; bunlardan yoksun kalan çocuk, hayatı, sadece televizyondan görmeye mahkûm olur.

“Bir başka tavsiye ise ana babaların, programlar ertesinde çocuklarıyla o program üzerine sohbet etmeleri, hatta zaman buldukça televizyonu, çocuklarıyla birlikte izlemeye gayret göstermeleridir. Böylece, çocuklara, seyredilenler üzerine değerlendirme ve muhakeme yapma melekesi kazandırma imkânı doğar. Uzmanlar ‘Bir programı çocuklarla beraber seyredip hakkında yorum yapmak, açılıştan kapanışa kadar her programı seyretmelerinden daha tesirlidir.’ diyorlar. Çocukların, gördükleri şeyleri tutarlı bir şekilde değerlendirme­leri, hayalle gerçek ayrımını yapabilmeleri buna bağlı. Bunun yolu da çocuklarla samimi bir diyalog kurmaktan geçi­yor. Çocuk, neler okuyor? Okudukları hakkında ne düşünüyor? Arkadaşları, öğretmenleri ile ilişkisi nasıl? Dersleri hakkında neler düşünüyor? Nelerden hoşlanıyor? Önce bun­lar tespit edilmeli. Daha sonra da bu bilgilere yönelik, katı yasaklamalardan daha çok, doğru prensipler çerçevesinde kalmak kaydıyla, onun tercihlerine sunulmuş alternatifler gösterilmeli. Bu çözüm, yerine göre birlikte kitap okumak da olabilir, beraber gezintiye çıkmak da. Önemli olan, çocukla samimi bir diyalog kurabilmektir.”

Atalay Yörükoğlu’nun tavsiyesi şöyle:

“Ana babalara düşen görev, TV izleyicisi olarak çocukla­rına örnek olmaktır. Kendisi eve gelince TV başından ayrıl­mayan ana baba, çocuklara ‘Susun, oturun, çalışın!’ diye buyruklar vererek sorunu çözümleyemez. Kendisi, neyi izle­yip neyi izlemeyeceğini seçen ana baba, çocuklarına da sınır çekebilir. Çalışma ve uyku saatlerini aksatmayacak bir prog­ram çizebilir. Tüm aile üyeleri, belli saatlerde TV izlemek ye­rine, kitap okumaya ya da başka bilgi alanlarına zaman ayırabilmelidir.”

“Televizyonun sebep olduğu davranış şekilleri kötüdür, fakat olmasını önlediği davranış şekilleri daha kötüdür.” di­yen Zig Ziglar’m, uygulanması mümkün olan teklifleri var:

“Ebeveynler, çocuklarıyla beraber haftalık TV programı­na bir göz atmalı, temelde çocuğun yaşına uygun program­ları seçerek hafta boyunca izlenecek programların bir listesi­ni çıkartmalıdır. Bunu yaparken programın günü, tarihi ve saati listede özellikle belirtmelidir. Daha sonra, çocuklara, üzerinde birer numara bulunan on tane kart verilmeli ve bu kartların düzgünce muhafaza edilme sorumluluğu, çocukla­ra yüklenmelidir. Ebeveynler, izlenen her programdan sonra ilgili karta bir delik açmalıdır. On farklı program izlendiğin­de ve bütün kartlar bittiğinde, çocuk, yeterince televizyon seyretmiş demektir. Bu metot, çocuğa seyretmek istediği programlar arasında seçim yapmayı, sorumluluk almayı ve kendi nefsinden feragat ederek özveride bulunmayı öğretir; çünkü hiç şüphesiz, çocuğun, seçtiklerinden daha az sey­retmeyi istediği programlar olacaktır. Bu usul, aynı zamanda çocuktaki muhakeme yeteneğinin gelişimine de katkıda bu­lunur.

“Bu uygulamanın başka bir şekilde gerçekleştirilmesi, te­levizyon izlenmesinin kontrol altına alınması için paranın kullanılmasıdır. Mesela eğer çocuğunuza, her hafta sekiz sa­at, seçilmiş programlardan istediklerini seyretme şansı tanı­ayı düşünüyorsanız, ona pazartesi sabahı sekiz çeyreklik verin. Böylece onlara zamanın, para olduğunu ve geçici haz­lar için para harcamaktan kendilerini alıkoyarak kişisel alış veriş ve eğlencelerine daha çok para ayırabileceklerini kolay­ca öğretebilirsiniz.”

Maddi yönden sıkıntısı olmayan ailelerin bir VCD çalıcı almaları mantıklı olur. Seçilen programlar, aileye uygun bir zamanda gösterilebilmek için muhafaza edilir ve fırsat bul­dukca gösterilir.

Piyasada çocuklarımızın seviyelerine göre, artık bol mik­tarda CD’ler bulunmaktadır. Bazı çocuk dergileri de her sa­yısında promosyon olarak CD vermektedir. Ana babalar, bunları arayıp bulmakta tembellik göstermemelidir.

Gazete ve dergiler de televizyon programlarını seçmede yardımcı olabilir. Medyanın, vatanını ve milletini sevenleri, bu konuya eğilmelidir.