Hamilelik ve Doğumla İlgili
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle kamında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu!
Onun taşınması ve sütten kesilme süresi otuz aydır. (Ahkâf Suresi 15)
“Yedikleriniz helal ve temiz olsun, çünkü çocuklarınız, yiyeceklerinizden hasıl olur.”(Hz. Muhammed (s.a.v.))
Hamileliğin İlk Haftaları
Üreme hücreleri olan yumurta ve sperm 12-48 saatlik bir sürede buluşarak yeni bir insanın başlangıç hücresi olan zigotu (nutfe) meydana getirir. Yumurta ve sperm, anahtar ve kilit gibi, birbirine tamamen uygun olmadıkça birleşmez. Zigotun tüplerden geçerken bölünmesiyle embriyo (nutfe) oluşur, embriyonun rahim iç zarına (endometrium) yerleşmesiyle gebelik başlar.
Yumurtlama gerçekleştikten sonra yumurtanın yerinde “sarı cisim” oluşur. Sarı cismin vazifelerinden biri, ceninin sağlıklı olması için annenin bedenini metabolik atık birikintilerinden arındırmaktır. Arındırma işlemini hem kendi hormonlarıyla hem de iç salgı bezlerini gerekli hormonları üretmeye teşvik ederek gerçekleştirir. Üretilen hormonlar sebebiyle, özellikle ilk 10-12 hafta annede bazı yiyeceklere ve kokulara karşı tiksinti oluşur, iştahı kapanır ve zorunlu olarak açlık yapar. Midesi bulanan, iştahı olmayan bir kadının hem cenin, hem kendi sağlığı için en hayırlısı, iştahı açılana kadar 3 günlük açlıklar yapmaktır. Sağlıklı kadın, bulantı ve kusmaya ihtiyacı olmadan, rahat bir hamilelik geçirir.
Bağışıklık sistemi kuvvetli olmayan hasta kadınların hamileliği de rahat geçebilir, ancak bu durumda dışarıya atılamayan metabolik atıklar ve tok- sik maddeler eş vasıtasıyla cenine geçer. Bu kadınlar doğum yaptığında plasentanın kireçlendiği, kirlendiği ve bozulduğu, bebeğin ise kalın bir atık tabakası ile kaplandığı görülür. Onların sütü de zehirli olduğu için bebek bu sütü emmeyi reddeder. Bu bebekler sık ateşlenir, iştahsız, halsiz ve sıkıntılı olur. Bu yüzden her genç kız evlenmeden önce, rahat hamile kalmak, hamilelik dönemini rahat geçirmek, sağlıklı bebek doğurmak ve süt problemi yaşamamak için sağlığını düzeltmelidir.
İslam dininde, kadını ve doğacak bebeği menfi etkilerden korumak için cinsel ilişki sırasında uyulması gereken belli kurallar vardır. İlişkiye besmeleyle başlamak, ilişki sırasında konuşmamak bunlardan yalnız iki tanesidir. Giyimden olumlu olumsuz düşüncelere, hal ve davranışlardan konuşmalara kadar İslami kaidelere riayet etmek gerekir. Hamileliğin sadece ilk ayları değil, ilk günleri hatta ilk dakikaları dahi çok önemlidir. Çünkü nutfenin hücreleri, ilk dakikalardan itibaren, bebeğin sağlığı, davranış özellikleri ve karakterinin oluşumu için bilgi toplamaya başlar. Anne, baba ve çevredekilerin bütün konuşmaları ve davranışları, televizyon ve bilgisayardan aktarılan ses ve görüntüler nutfenin hücre sıvısı hafızasına titizlikle kaydedilir. Bu kayıtlar daha sonra bebeğin beynine aktarılır. Ultrason dalgaları bu kayıtları olumsuz yönde güçlendirir. Bu kayıtlar genetik değişimlere ve bunlara bağlı hastalıklara da tesir eder. Bu nedenle, ultrasondan kaçınmak, hamile kadınların yanında mümkün olduğunca az konuşmak, davranışlarda ve konuşmalarda dikkatli olmak gerekir.
Uyarı: Ultrason cihazının ultrases dalgaları bedenin ultra ses dalgalarından 1 milyar kat daha güçlüdür.
Düşük Tehlikesi
Sağlığını düzeltmeden evlenen veya daha önce düşük problemi yaşayan kadınlarda yük kaldırmak, zıplamak, özellikle arkaya doğru zıplamak, sıcak banyo yapmak, devamlı hazımsızlık çekmek düşüklere yol açabilir. Hamileliğin ilk ayında kesilmeyen adet kanamalan, göğüsten gelen süt, ceninin zayıf ve düşme ihtimali olduğunu gösterir. Sağlıklı rahim hasta cenini tut değdirilir. İşaret parmağıyla makatı ovulur, avuç içiyle idrar torbasının üzerine hafifçe masaj yapılır. Temiz bir bezle yağın fazlalığı silinir. Sonra burun deliklerine ve kulaklarına l’er damla zeytinyağı veya anne sütü damlatılır, kulak çubuğu ile temizlenir. Her banyodan sonra ağaç veya kemik tarakla başını taramak böbrek ve idrar yollarının gelişimi için çok faydalıdır.
İstem dışı kol-ayak hareketleri, bebekleri uyandırıp korkuttuğu için 3-4 ay boyunca kundaklamak gerekir.
