Sanal Yolla Ruhsal Hastalık Bulaşıyor…

By | 18 Şubat 2015

Sanal Yolla Ruhsal Hastalık Bulaşıyor...Sanal Yolla Ruhsal Hastalık Bulaşıyor…

İnternetle ilgili bilinen en büyük sorun “sanal bağımlılık” olsa gerek. Psikoloji literatürüne de giren sanal bağımlılıkla mücadele, zorlu psikolojik sorunların basında geliyor. Bu nedenle uzmanlar internet kullanıcılarına bilinçli olmalarının yanı sıra interneti iradeli kullanmalarını tavsiye ediyor. Ne var ki internet kullanıcıları her zaman iradeli kişilerden oluşmuyor.
Örneğin, henüz yetişkinlik cağına gelmemiş çocuklar ya da psikolojik rahatsızlığı bulunanlar; bir travma veya depresyon geçirmiş ve kendini sanal dünyaya atmış olabilir. Bu tarz kişilerin tam anlamıyla irade sahibi olacağından emin olamayız. Dolayısıyla kapıları her türlü insana açık olan internetin mevcut haliyle özellikle gençler için tehlike saçtığını açık şekilde söyleyebiliriz.
İngiltere’de temiz internet kullanımıyla ilgili yapılan bir araştırmada da bu gerçeğin altı çiziliyor. Henüz iradesini kullanamayacak yastaki gençler üzerinde yapılan bilimsel çalışma; ders çalışma niyetiyle internet başına geçen gençlerin büyük çoğunluğunun, sosyal paylaşım
siteleri, sanal sohbet odaları, grup oyunlarla vakit geçirdiğini ve derslerine konsantre olamadığını ortaya çıkarmış.
Psikolojik sorun yaşayanlar internet üzerinden tanıştığı duygusal kişilere kendi problemlerini bulaştırabilir.
İsin daha da vahim tarafı, psikolojik açıdan sorunlu kişiler, internet üzerinden tanıştığı “zayıf iradeli” bireylere kendi problemlerini bulaştırma olasılığı. Gençler çok defa internette tanıştığı kişilerin kendisi kadar masum olduğunu zannedip kolayca tuzağa düşebilir. Bazen karsıdaki kişinin sorunlarını dinlerken ya da onları çözmeye çalışırken aynı hastalıklı ruhu, kendilerine bulaştırdıklarını fark edemezler.
Ayrıca psikolojik sorunları bulunan ve çeşitli ruh hastalıklarına sahip kişilerin sahte kimliklerle sanal dünyada dolaşıyor olması da birçok aile felaketini ortaya çıkarıyor. Gazetelerin üçüncü sayfalarında sıklıkla okuduğumuz haberlerde bunun ispatı aslında.

Anne-babalar dikkat

Bütün bu gerçekler göz önüne alındığında, internetin sinsi tuzaklarına düşmemek için aşağıdaki tedbirler alınabilir.
1. internetin bulunacağı yer oturma odası olmalıdır. Kablosuz bağlantı ile evin tüm odalarında internet kullanılmamalıdır.
2. internetin bağlı olduğu bilgisayarın ekranı herkes ta¬rafından görünebilecek şekilde salona dönük olmalıdır.
3. Aile içinde hiç kimse kimseden e-mail şifrelerini ve kullanıcı isimlerini gizli tutmamalıdır.
4. internet üzerinden yapılan sohbetlerin kaydedilmesini sağlayan programlar bilgisayarda mutlaka yüklü bulunmalıdır.
5. internette girilen yerleri kayıt altına alan programlar bilgisayarda mutlaka yüklü olmalıdır.
6. internet sadece evde gerektiği zaman açılmalı ve yapılacak iş bittiğinde tekrar kapanmalıdır. Kesintisiz internet sahibi olmak, kesintisiz internet kullanımı anlamına gelmemelidir.