Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Üzüme, “Kerm” adı vermeyin. Çünkü “kerm”, Müslüman kimsedir.”
(“Üzüm” manâsına olan “ıneb”e, “kerm” adı verilmesinin fenalığını alimler şöyle açıklamışlardır: “Kerm” lafzı, Araplar arasında hem üzüm, hem üzüm çubuğu, hem de üzümden yapılan şarâb manâsında kullanılırdı. İnsanlar “kerm” adını işitince çok kere şarâbı hatırlarlar, bu suretle gönüllerinde şarâba karşı bir arzu ve heyecan uyanır ve bu heyecan ile şarâb içtikleri de olurdu. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) alkollü içkinin haramlığını doğrulatmak için üzüme kerm denilmesini nehy ederek bu adın unutulmasını ve yalnız üzüm adının söylenmesini istemiştir.
“Kerm ancak müminin kalbidir” cümlesinin manâsı şudur: Kerm (=şarâb), kerem ve cömertliğin temeli kabul edilerek üzüm suyundan yapılan şarâba kerem denilmiş, sonra da bu kelime hafifletilip “kerm” yapılmışta. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu câhiliyet hâtırası ve düşüncesini red ederek : “Kerm (=şarâb), kerem ve cömertliğin kaynağı sanılır. Halbuki kerem ve takvanın karargâhı, müminin kalbidir” buyurmuş oluyor.
