Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz’ buyurdu. Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e:
– ‘Ey Allah’ın Rasulü! Kim (iman etmiş olamaz) ?’ diye soruldu. Rasulullah
(sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Komşusu kötülüklerinden güven içerisinde olmayan kimse’ diye cevap verdi.”
Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Komşusu kötülüklerinden emin olmayan kimse cennete giremez.”
(Komşu: Ev, işyeri, arazi, köy, şehir ve ülke bakımından yakın olanların birbirlerine göre aldıkları ad.
Bir Müslümanm başkalarına zarar vermemesi ve herkese iyilik yapması ert önemli ahlâkî görevlerindendir. Sürekli karşılıklı ilişkiler sebebiyle komşu güven konusunda daha önceliklidir.
Mü’minin, kendi nâil olduğu nimetlere diğer mü’min komşularının da nâil olmasını, kendisi için istemediği şeyleri mü’min komşusu için de arzu etmemesi esastır.
Bu prensipten hareket edilince komşu komşuyu rahatsız edemez. Burada, herkese uygulanabilen objektif bir ölçü sunulmuştur. Görüntü yaparak veya balkon, saçak vb. yapılarla komşunun arsasına taşarak zarar veren kimse, aynı davranış kendisine yapılsa razı olmayacaksa, kalbine danışarak doğruyu bulabilecektir.)
