Tevazu Ve Müminleri Kollamak

By | 1 Ağustos 2019

“Ey peygamber senin yolunda giden mü’minlere, kol kanat ger, alçakgönüllü ol.” (Şuara 215)

“Ey iman edenler! sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah yakında öyle bir toplum getirir ki O, onları sever, onlar da O’nu severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere (Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenlere) kar­şı, onurlu ve şiddetlidirler.” (Maide 54)

“Ey insanlar! (Bakın) biz sizi, bir erkekten ve kadın­dan yarattık. Sizi birbirinizi tanıyasınız diye, uluslara ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz Allah katında şerefli ve itibar­lı olanınız; Allah’tan en fazla korkanmızdır. Çünkü Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.” (Hucurat 13)

“…O halde ey insanlar siz, kendinizi temize çıkarma­ya kalkışmayın O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.” (Necm 32)

“YineA’raf ehli yüzlerindeki işaretlerinden tanıdıkla­rı kimselere şöyle seslenecekler:

Mal mülk biriktirmeniz, çokluğunuz ve büyüklük tas­lamanız size hiçbir yarar sağlamadı. Allah’ın rahmetine erişemeyecekler diye yemin ettiğiniz, bu kişiler bunlar mı? Onlara: Girin cennete size korku yok, hüzün de duy­mayacaksınız, diye sesleniliyor.” (Araf 48-49)

Iyaz ibni Hımar -Allah ondan razı olsun-‘dan rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “Allah bana alçak gönüllü olmamızı ve hiç kimse kimseye karşı öğünüp böbürlenmesin ve hiçbir kimse de kimseye karşı zulmedip aşırı gitmesin diye vahyederek bil­dirdi .” (Müslim, Cennet 64)

Ebu Hüreyre -Allah ondan razı olsun-’den rivayet edildi­ğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyur­du: “Sadaka vermekle mal eksilmez. Allah affeden kulunun değerini artırır. Allah kendisine karşı alçak gönüllü olanları yükseltir ve yüceltir.” (Müslim, Birr 69)

Enes -Allah ondan razı olsun- çocukların yanından ge­çerken onlara selam verdi ve: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’de çocuklara böyle selam verirdi,” dedi. (Buhari, İs­tizan 15. Müslim, Selam 1)

Yine Enes -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: “Medi- ne’li bir kimsenin hizmetçisi olan bir cariye Rasulullah sal­lallahu aleyhi vesellem’in elinden tutar ve onu istediği yere kadar götürür, işini gösterirdi.” (Buhari, Edeb 61)

Esved ibni Yezid şöyle demiştir: “Hz. Aişe’ye Peygamber sallallahu aleyhi vesellem evinde ne yapardı diye soruldu da o da şu cevabı verdi:

-Ailesinin işleri olan ev işleriyle uğraşırdı. Namaz vakti gelince de camiye çıkardı.” (Buhari, Ezan 44)

Ebu Rifaa Temim ibni Üseyd -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir:

Hutbede iken Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldim ve (kendimi kasdederek) Ya Rasulallah dini­ni bilmeyen bir garib geldi, dini sorup öğrenmek istiyor, de­dim.

Rasulullah bana döndü, baktı, hutbeyi bırakıp yanıma geldi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e bir sandalye getirdiler üzerine oturdu ve Allah’ın kendisine öğrettiği şey­lerden bana öğretmeye başladı. Sonra da hutbesine dönerek konuşmasını tamamladı.” (Müslim, Cuma 60)

Enes -Allah ondan razı olsun-’den rivayet edildiğine gö­re Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem yemek yediği zaman üç parmağıyla yer ve üç parmağım da yalayarak şöyle buyu­rurdu: “Herhangi birinizin lokması yere düştüğü zaman ona bulaşan şeyi temizleyip lokmayı yesin onu şeytana bırakma­sın.” Tabakların temizlenmesini emrederek: “Zira bereke­tin yemeğin hangi parçasında bulunduğunu bilemezsiniz.” (Müslim, Eşribe 136)

Ebu Hüreyre -Allah ondan razı olsun-’den rivayet edildi­ğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allah’ın gön­derdiği her peygamber mutlaka koyun gütmüştür”, buyurdu. Bunun üzerine sahabileri: Sende mi güttün ya Rasûlallah? Diye sordular. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem: “Evet, Mekkelilerin koyunlarım Kararît denilen yerde güderdim”, buyurdu. (Buhari, İcara 2)

Yine Ebu Hüreyre -Allah ondan razı olsun-‘den rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Eğer paça veya kürek kemiği eti yemeğine davet edilsem derhal giderim. Şayet bana paça ve kürek kemiği eti hediye edilse onu da hemen kabul ederim.” (Buhari, Hibe 2)

Enes -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Rasulul­lah sallallahu aleyhi vesellem’in devesi Adba yarışta birinci­liği başkasına devretmezdi veya diğer develer onu geçmeye yaklaşamazlardı. Günün birinde devesiyle gelen bir bedevi Adbâ’yı geçti. Bu durum müslümanlara ağır geldi, durumu anlayan Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Dünyada yükselen bir şeyi alçaltmak Allah’ın değişmez bir kanunudur.” (Buhari, Cihad 59)