Tag Archives: krnkrklm1

Kuranı Kerim Türkçe Okunuşu

Kuran-ı Kerim okumanın iki şekli vardır. Birincisi Kuranı Kerim Arapça okunuşu ile okumaktır. İkinciside Kuranı Kerim Türkçe okunuşu ile okumaktır. Kuran-ı Kerim’i en doğru şekilde okumak tabi ki orjinal Arapça metinden okumaktır. Böyle okunduğu takdirde ecir ve sevabı daha çok olur çünkü Arapça harflar tam çıkartılmış, tecvidler yerinde yapılmış olur böylelikle kelimelerin ve cümlelerin anlamı… Read More »

Kaderle Alâkalı Münâkaşaların Yasaklanmasının Hikmeti Nedir? – 2

İkincisi; insanın kendi iradesiyle ilgili kaderi, bir de iradesi dışında cereyan eden kaderi vardır. İradesi dışında meydana gelen kaderin sebepleri ise insanlarca bilinmemektedir. Akıl yaratıktır, yaratanını kavrayamaz.’ kaidesince insan aklı, kaderin bu ikinci kısmına ait hikmet ve sırlara vakıf olamayabilir. İnsanın ‘dünyaya gözlerini açtığı asır ve belde, anne ve babasının kim olduğu, cinsiyeti, ırkı ve… Read More »

Enes B. Mâlik

    Enes b. Mâlik’e, Rasûlullah’a (s.a.s.) on yıl hizmet ettiği için, “Hâdimü’n- Nebî” lakabı verilmiştir. Hz. Peygamber Medine’ye hicret ettiğinde henüz on yaşında, okuryazar ve zeki bir çocuk olan Enes’i annesi Rasûlullah’ın (s.a.s.) hizmetine verdi. Enes b. Mâlik, Hz. Peygamber’in vefatına kadar on yıl onun hizmetinde bulundu. Rasûlullah’ın (s.a.s.) terbiyesiyle yetişen Enes onunla birlikte… Read More »

Kaderle Alâkalı Münâkaşaların Yasaklanmasının Hikmeti Nedir? – 1

Birincisi; her şeyden önce kader meselesi, imanî bir meseledir; imanî meselelerin de münâkaşa tarzında ele alınması doğru değildir. Zira iman, hadisi şeriflerde altı esasıyla beraber bir bütün olarak ele alınmıştır. Bu da imanın, hem bölünme kabul etmez, hem de her bir esasına teslimiyetin izhar edilmesi gereken bir husus olduğunu gösterir. Teslimiyet ise münâkaşayla bağdaşmaz. Ancak,… Read More »

Râfi’ Ve Semura

   Daha on beş yaşına varmamış olan Râff b. Hadîc’le Semura b. Cundub kendisiyle birlikte savaşa gitmelerini kabul etmesi için Rasûlullah’a (s.a.s.) gittiler. Peygamber (s.a.s.) yaşları küçük olduğu için onları kabul etmedi. İkisi, kabul etmesi için Rasûlullah’a ısrar ettiler. Bu arada ashaptan birisi, Râfı’ b. Hadîc iyi ok atar, dedi. Bunun üzerine Semura b. Cundub:… Read More »

Kaderle Alâkalı Münâkaşaların Yasaklanmasının Hikmeti Nedir?

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kader mevzuunda münâkaşa ettiklerine şahit olduğu bir kısım sahabîye: “Siz bunlarla m: emrolundunuz, yoksa ben size bunun için mi gönderildim? Sizden öncekiler bu konuda tartışmaya başladıkları zaman helâk olmuşlardır.” buyurarak, kader konusunun, münâkaşa konusu edilmesinden, rahatsız olduğunu göstermiştir. Kaderle ilgili konuların Hz. Peygamber tarafından münâkaşa tarzında ele alınmasının yasak… Read More »

Umeyr B. Ebî Vakkas (R.A.)

     Umeyr b. Ebî Vakkas (r.a.), Rasûlullah’ın (s.a.s.) Bedir’e gideceğini duyunca, hemen annesinin yanma koşup: “Şu kılıcı belime kuşatır mısın? Rasûlullah (s.a.s.) Bedir’e gidiyor, ben de gideceğim” demişti. Olayı, ağabeyi Sa’d b. Ebî Vakkas’tan (r.a.) dinleyelim: “Durumumuz Rasûlullah’a haber verilmeden önce, Bedir Savaşma gidilirken, kardeşim Umeyr’in gizlenmeye çalıştığını gördüm. Kendisine: ‘Kardeşim! ne yapıyorsun böyle?’ dedim.… Read More »

Kader Bir Mazeret Sebebi Olarak İleri Sürülebilir mi?

İslâm’da kader vardır ama ‘kadercilik’ yoktur. Kader, bazılarının zannettiği gibi kulun kendisini olayların akışına salmayı ve de kulluk ve tedbiri lüzumsuz görmeyi gerektirmez. Kadere iman, mümin olmanın şadlarındandır fakat onu bir delil olarak ileri sürüp yapılması gerekeni terk etmek doğru değildir. Bu cümleden olarak, bir insanın, günah işleyip sonra ‘Kaderim bu imiş.’ demesi doğru olmadığı… Read More »

Ebû Mahzûre

   Ebû Mahzûre, genç yaşta Müslüman ve Mekke’nin müezzini olmuştur. Bundan sonrasını Ebû Mahzûre’nin kendisinden dinleyelim: “Biz on genç arkadaş, Huneyn’e gitmiştik. O sırada, Rasûlullah (s.a.s.) bizim en nefret ettiğimiz ve hoşlanmadığımız kimseydi. Huneyn’den dönerken, yolda Rasûlullah’a (s.a.s.) rastladık. Ci’rane’de, Rasûlullahîn (s.a.s.) müezzini namaz için kalkıp ezan okudu. Müezzinin sesini duyunca, bir tarafa gizlendik, onlarla… Read More »

Allah’ın Bir Şeyi Önceden Bilmesinin Zorlayıcı Olup Olmaması – 2

İkinci bir örnek: Güneş ve Ay tutulması gibi astronomik hâdiseler önceden tespit edilip ilmi raporlara, takvimlere saati saatine kaydedilir. Şimdi Güneş ya da Ay tutulması, ilim ehlince tespit edildiği veya takvimlerde yazıldığı için mi o saatte gerçekleşir; yoksa o saatte gerçekleşeceği önceden bilindiği için mi ilim adamlarının raporlarına geçer? Gerçek şu ki, Güneş ve Ay… Read More »