Peygamber Efendimiz, İnsanı Seviyordu

By | 1 Ağustos 2019

En önemlisi de Sevgili Peygamberimiz (sav), insanı seviyordu.
“Ölçülebilen sevgi, zavallı bir sevgidir” der Shakspeare. Yüce ve asil olan sevgi sınırsız ve karşılıksız olan sevgidir, ona göre. Sanki bu sözüyle Peygamber Efendimizi tarif eder ünlü İngiliz yazar. Çünkü O (sav), sevgide sınır tanımayan tek insandı. Sadece seviyordu karşılık beklemeden. Rabbimiz, hamurunu sevgiyle yoğurmuştu tâ ezelden. Tek gayesi, Yüce Yaradan’ı sevmek ve sevdirmekti. “Sizden ücret ve mükafât beklemiyorum” diyordu, “yeter ki bilin sizi sevip yaratan BİRİ var. Siz O’nun sevgisinin ürünüsünüz” diyordu. Yolunun sevdalısı Hz. Mevlânâ da O’ndan ilham alarak yıllar sonra: “Bizi aşk var etti. Aşk bizim annemizdir” diyecekti. Körü körüne bağlı oldukları gelenek ve göreneklerin karanlığında kaybolmaya yüz tutan çöl insanlarına: “Merhameti gibi, muhabbetini de yeryüzüne dağıtmıştır Allah (c.c.). Bundan yararlanmasını bilin!” diye sesleniyordu tatlı sesiyle. Dersini öyle almıştı ve biliyordu ki sevince arınır insan ruh ve bedeniyle tüm kötülük ve çirkinliklerden. İnsanoğluna sevginin özü olan şefkat dolu kucağını açmıştı; ona sevgi ve huzurdan bir dünya kurmak için.
O’nun mübârek simâsım bir kez yakından görmek için dağlan, çölleri aşıp gelenler vardı. Her gün gören bir kısım talihsizlerse, ne yazık ki ilk anda bir türlü sezememişlerdi gönlündeki yüce sevgiyi. Hz. Abdullah b. Selam bir Yahudi alimiydi. Mübarek yüzünü daha ilk görüşte: “Bu yüzde yalan olamaz, böyle bir yüzün sahibi hile yapmaz” diyerek iman etmişti.
Gönlündeki sevginin, mübarek yüzüne yansıyıp parladığını görmüştü. Mübârek dilinden ruha hayat ve neşe veren sevgi dolu, güzellik dolu sözleri duymuştu.