Ahmed Bin Hanbel

      Ahmed b. Hanbel 164 yılında Bağdat’ta doğmuştur. İlk eğitimini bir ilim ve kültür merkezi ve aynı zamanda Abbâsîlere başkent olan Bağdad’da aldıktan sonra dinî ilimlere yönelen Ahmed, İslâm’ı bütün yönleriyle yaşamak istedi. Bu arzu onu Peygamber’in (s.a.s.) hadisleriyle uğraşmaya götürdü. Daha çocukken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemişti. Diğer dinî ilimleri okuduktan; Arapça’yı ve dil… Read More »

Mâlik B. Enes

     Malik b. Enes 95/711 senesinde Medine’de doğmuş, 179/795’te yetmiş altı yaşındayken Medine’de vefat etti. Soyu Yemen kabilelerinden “Beni Esbah” kabilesine ve Himyerîlerden bir hükümdar hanedanına dayanır. Dedelerinden biri Medine’ye yerleşmişti. Dedesi Ebû Amr, ashaptandır. Tebe-i tabiînden (Tabiînden sonra gelenlerden) olan İmam Mâlik, ilim ve hadîs rivayetiyle meşgul olan bir ailede ve çevrede yetişmiştir.… Read More »

Çocuğunuza İmam Şafiî’den Bahsedin

      İmam Şafiî’nin asıl adı Muhammed b. İdris b. Abbas’tır. Dedesinin dedesi Şâfiî, Kureyş kabilesinden ve sahabeden olduğu için, Şâfiî adı ile meşhur olmuştur. Hicri 150/767 senesinde Gazze’de doğup, hicri 204/820’de Kahire’de 54 yaşında vefat etti. Annesi onu iki yaşında, asıl memleketleri olan Mekke’ye götürmüş ve orada büyütmüştür. Yedi yaşına gelince Kur’an’ı ezberledi.… Read More »

Çocuğunuza İmam ı Azam Ebû Hanîfe’den Bahsedin

    Ehlisünnetin dört büyük imamının birincisi olan İmam-ı Azam Ebû Hanîfe, H. 80’de Kûfe’de doğmuştur. Ebû Hanîfe künyesiyle meşhur olmasının sebebi hakkında eski kaynaklarda yeterli bir açıklama yoktur. Ebû Hanîfe Kûfe’de yetişti. Gençliğinde kumaş ticaretiyle uğraştı. Bu ticaret onu ilimle uğraşmaktan alıkoymadı. Onu ilme teşvik edenin Şa’bî olduğu rivayet edilmektedir. Ebû Hanîfe pek çok… Read More »

Çocuğunuza Hz. Ali (R.A.)den Bahsedin

    Hz. Ali, Peygamber’imizin amcası Ebû Tâlib’in oğluydu. Rasûlullah (s.a.s.), Hz. Hatice’yle evlendikten sonra, amcasının yükünü hafifletmek için Hz. Ali’yi yanına aldı. O sırada Hz. Ali henüz 4-5 yaşlarında bir çocuktu. Bu sebeple, çocukluk yılları Peygamberimizin terbiyesi altında geçti. Rasûlullah’a ilk îmân etme şerefine, kadınlardan Hz. Hatice, çocuklardan da Hz. Ali ulaşmıştı. Hz. Ali… Read More »

Çocuğunuza Hz. Osman (R.A.)dan Bahsedin

      Hz. Osman (r.a.), Hz. Peygamber’in damadıdır. Ashabın büyüklerinden, cennetle müjdelenen on kişinin ve halifelerin üçüncüsüdür. İman edenlerin beşincisidir. Hz. Ebû Bekir’in topladığı Kur’ân-ı Kerîm’i çoğaltarak yer yüzüne yaymak şerefi ona nasip oldu. Hilmi ve hayâsı çok fazla idi. Dinden çıkarmak için amcasının yaptığı işkencelere dayandı. Rasûlullah’ın iki kızıyla evlenmek şerefine kavuştu. Allah… Read More »

Sünnetin Hükmü Nedir?

Sünnet-i müekkedenin yapılmasında büyük sevaplar vardır. Kasden veya tembellikle terk edilmesinde Cehennem azâbı yoksa da, şefâatten mahrumiyet gibi büyük bir kayıp ve ziyan söz konusudur. Böyle kimseler Resûlüllah tarafından kınanıp levmedilmeye de müstehak olurlar. Bu sünnetlerin değiştirilmesi veya inkârı ise bid attir, dalâlettir. Sünnet-i gayr-ı müekkedenin yapılması da pek güzel ve sevaplıdır. Yemek, içmek, giyinmek,… Read More »

Çocuğunuza Hz. Ömer (R.A.)dan Bahsedin

    İkinci Raşid Halifedir. Hz. Ömer (r.a.), Fil olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir. Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b’da Rasûlullah’la (s.a.s.) birleşmektedir. Kureyş’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebû Cehil’in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme’dir. Kaynaklar… Read More »

Sünnet-i Gayri Müekkede Nedir?

Resûlüllah Efendimizin ibâdet maksadıyla bazen işleyip bazen de terk ettikleri sünnettir. İkindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk sünneti gibi. Resûlüllah’ın yiyip içme, giyinip kuşanma, oturup kalkma gibi günlük normal davranışları ve âdâb-ı muaşerete taallûk eden işleri de sünnet- i gayr-ı müekkedeye dahildir. Bunlara sünnet-i zevâid adı da verilmiştir. Sünnetin de farz gibi ayn ve… Read More »

Çocuğunuza Hz. Ebû Bekir (R.A.) den Bahsedin

    Hz.Ebû Bekir’in asıl adı Abdullah, babasının adı Osman, annesinin adı Ümmü’l-Hayr’dır. Fil Yılı’ndan iki veya üç yıl sonra Mekke’de doğan Hz. Ebıı Bekir, Kureyş kabilesinin Teym kolundandır. Soyu hem anne hem de baba tarafından Peygamber’imizin dedelerinden Miirre’de birleşir. Peygamberimizin eşi Hz. Âişe ’nin babasıdır. Hz. Ebû Bekir, dürüst ve doğru sözlü bir insandı.… Read More »