Dört Mezhebe Göre Cenaze – 4

– (Cenaze yıkamada) müstehap olan yıkayıcının cenazeye abdest aldırıp dişlerini misvaklaması, parmaklarını burun deliklerine sokarak onları yıkamasıdır. Ebu Hanife’ye göre bu müstehap değildir. – Cenazenin (erkek olup) sakalı birbirine karışmış vaziyette ise dişleri geniş bir tarakla, yumuşak hareketlerle sakalı taranır. Ebu Hanife’ye göre bu yapılmaz. – Kadın (cenaze) yıkandığında saçları üç bölük örülüp arka tarafına… Read More »

İslam’da İbadet Üç Şekilde Olur

1. Bedenle olur; Namaz, oruç gibi. Bunlara başka biri vekil olamaz, kişi kendi namazını kendisi kılar. Kendi orucunu kendisi tutar. Bir başkasına tutturamaz. 2. Mal ile olur; Zekâtını vermek gibi. 3. Hem mal, hem bedenle olur; Hac ibâdeti gibi. Bunlardan Namaz, ibâdetlerin en üstünü, en büyüğü ve dînimizin direğidir. Her gün bâş vakitte kılınır. Namazın… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cenaze – 2

– Ölünün yıkanması farz-ı kifayedir. Bunda ittifak vardır. Giysilerinden soyunmuş olarak mı bir gömlek (fanile v.s.) giyinmiş olarak mı yıkamak daha faziletlidir? Bu hususta Ebu Hanife ve Malik avret yerini örten bir şey olmak üzere giysisinden soyunmuş olarak yıkanmalıdır, diyor. Şafiî ve Hanbelî’ye göre ise en faziletlisi bir gömlek giymiş olarak yıkamaktır. Şafiî’ye göre açık… Read More »

İslamın Temeli Beştir

Hadîs-i şerîfin Ma’nâsı: “İslâm beş temel üzerine binâ kılınmış (kurulmuş)tur: 1- Allah’tan başka (ibâdet edilecek) İlâh olmadığına ve (Hz.) Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna inanıp şâhidlik etmek. 2- Namazı dosdoğru kılmak, 3- Zekatı hakkıyla vermek, 4- Allah’ın evi Kabe’yi haccetmek (ömründe bir kere) 5- Ramazan ayında bir ay oruç tutmak(Bu hadis-i şerîfi, hadis kaynaklarımız olan Buhâri… Read More »

Eshâb Kimlere Denir?

Eshâb, Peygamber Efendimizi en az bir kere olsun gözüyle görüp, sohbetinde bulunan Müslümanlardır. Ashâb-ı Kirâm’m hepsi çok büyük derece sahibidirler. Çünkü, onlar Peygamberimizi gözleriyle görmüş, en zor, en çetin şartlar altında Peygamberimizin etrafında pervaneler gibi dönmüş, mallarıyla, canlarıyla, bütün varlıklarıyla yeryüzüne îman ve İslâm’ın yayılması ve cihânm aydınlanması için cihâd etmişler. Büyük sây-u gayret göstermişlerdir.… Read More »

Kalu Bela Ne Demektir?

Suâl: Ne zamandan beri müslümansın? Cevap: (Kalû belâ) dan beri müslümanım. Suâl: Kâlû ne demektir? Cevap: Ahdi misâk (söz verme-sözleşme zamanı) demektir. Yani, Allâh dünyayı ve bütün varlıkları yaratmadan önce, bütün gelmiş ve gelecek insanların ruhlarını yaratmış ve bütün ruhları kendi (Huzur-u İlâhisinde) toplayarak “Elestü birabbiküm – Ben sizin Rabbınız değilmiyim?” diye suâl buyurduğunda (sorduğunda) ruhlar… Read More »

Mezheb Nedir Ve Mezheplerimiz

Mezheb, gidilecek din yolu demektir. Mezheb, Mezheb imamlarının edille-i şer’iyye’den çıkardıkları hükümler ve meselelerdir. İki kısma ayrılır: 1. İtikâtî mezhebler, 2. Amelî mezhebler, İtikâdda mezhebimiz, ehl-i sünnet vel Cemâat mezhebi; yâni Peygamber Efendimizin yolunda ve gösterdiği yolda gidenlerin mezhebidir. İmâmımız, Ebû Mansûri Matürîdî’dir. İmâm-ı Matürîdî Hicrî 280 senesinde doğmuş 333 senesinde vefât etmiştir. Amelde Mezheb… Read More »

İcmali Ve Tafsili İman Nedir?

İmân, inanılması gereken konular/esâslar bakımından icmâlî îmân ve tafsîlî îmân olmak üzere iki başlık altında açıklanır: a) İcmâlî îmân: İnanılması gerekli olan esâslara kısa ve kestirme yoldan topluca inanmak demektir. Örneğin: “Allah’ı ve O’ndan geleni kalb ile tasdîk ve dil ile ikrâr etmek” gibi. (Bu mânâyı Tevhîd ve şehâdet kelimesi ifâde etmektedir ki:) îmânın, kısa… Read More »

Allah’a İman

Allâh’a îmân, O’nun yüksek sıfatlarını ve yüce isimlerini bilmekle olur. Allâh’ın Zâtını bilmek biz insanlar için, biz mü’min ve müslümanlar için mümkün değildir. Allâh insanları bu yetenekde yaratmamıştır. Onun için Allâh’m Zâtı hakkında Allâh şöyle mi, böyle mi diye, biz insanlarca (mü’minlerce) fikir yürütmek dinimizce yasaklanmıştır. Allâh’ı ancak, sıfatları ve yüce isimleriyle bilir/tanırız. Her müslümanın… Read More »

Din Nedir Ve İlahi Dinler

Dînin sözlük anlamı: “itaat, ceza, mükâfat, âdet, yol, ve bağlanma” gibi anlamlara gelir. Müfessir (Tefsir sâhibleri) ve muhaddislerce (hadis âlimlerince din, “hesablaşma ve cezâlanma” demektir. Kelâmcılara göre din, “Kuralları Allâh tarafından konulan, mensublarını dünyâda ve âhirette kurtuluşa götüren inanış ve davranışlardan meydana gelen bir kurum”dur. Dînî bir terim olarak din, “Allâh tarafından ua’z olunmuş (konulmuş)… Read More »