Hoca gücü yettiğince çocuklarına maddi manevi yardım etmeye ve onlarda yardım duygusunu geliştirmeye çalışmalıdır. İslam bilginleri özellikle zeki ve kabiliyetli çocukların sırf fakirlik sebebiyle okuldan ayrılmalarına razı olmamışlar, onların tahsil hayatlarını sürdürebilmeleri için gerekli imkan ve ortamı hazırlamışlar, problemlerinin çözümüne yardımcı olmuşlardır. Ebu Hanife’nin Ebu Yusuf a sağladığı imkan buna güzel bir örnektir.
“Hoca, çocuklarını sevmeli, onlarla yakından ilgilenmeli, devamsızlık durumunda arkadaşlarına sormalı, gerektiğinde bizzat çocuğun evine (veya kaldığı yurda) giderek devamsızlığın sebebini doğrudan öğrenmeye çalışmalıdır. Hoca bu konuda bizzat bilgi edinmesi daha uygundur.”
Hocanın görevi derse gelmeyen çocuğa sadece yok yazmak değil, onun niçin derse gelmediğini araştırmak, hasta ise ziyaret etmektir. Böylece hoca-çocuk münasebetleri daha sağlam temele dayanmış olmaktadır.
