Hoca ders sonunda konunun anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek, anlama, kavrama ve öğrenme kabiliyetlerini denemek için çocuklara dersle ilgili sorular sorar. Bu arada hoca, doğru cevap vererek konuyu anladığı anlaşılan çocuğa teşekkür eder.
İbn Cemaa derste her çocuğun doğru cevap veremeyeceğini, dolayısıyla bazen dersi kavrayanların yanında, anlamayanların da bulunabileceğini, bu sebeple hocanın anlamayan çocuklar için dersi tekrar etme lütfunda bulunmasını istemektedir.
Öte yandan İbn Cemaa, bazı çocukların konuyu, ders sonrası yapacağı tekrarla anlayabileceğinden, özellikle ders sonunda istekli çocuklara soru sorulması gereğine, aksi halde bazı çocuklarda bu tutumun utanmaya, çekingenliğe sebep olabileceğine dikkat çekiyor.
İbn Cemaa şöyle der, “Hocanın, yalan söylemeye sevk etmekten sakınmak için çocuğa dersi anladın mı? Demesi uygun değildir. Ancak o, çocuğun dersi gerçekten anlamadığı zaman “Evet, dersi anladım.” demeyeceğinden emin olursa bunda bir sakınca yoktur. Fakat hoca, utanma veya başka bir sebeple çocuğun doğruyu söyleyeceğinden emin değilse, derse anlayıp anlamadığını sormaz. Çünkü çocuk bazen yukarıda zikrettiğimiz sebeplerden dolayı “evet” demek suretiyle, istemeyerek yalan söyleyebilir. Bilakis yukarıda belirtildiği gibi, meseleleri iyice anlaşılması için çocuğa sormak gerekir. Bu arada hoca “dersi anladın mı?” sorusuna “evet” cevabı aldığı çocuğa artık dersle ilgili sorular sormaz. Ancak çocuk istekli olur ve kendisine konu ile ilgili soru sorulmasını isterse hoca soru sorar.” Hocanın burada dikkat etmesi gereken ince nokta, yeterli ve uygun zamana sahip olmasıdır.
