İdris Sunûsi Mescidi, Bilâl-i Habeşî Mescidi’nin hemen yanındadır. Bu mescidin Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri ile bir ilgisi olup olmadığını sorunca mescidin yeni inşa edildiğini öğrendik. Acaba Medine’de yaşayan Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri’nden bu mübarek beldede bir iz var mı diye merak ettik. Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretlerinin evinin yerinin bugün bilindiğini arkadaşlarımız söyledi. Müezzinlerin imamı Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri’nin evi, Mescid-i Nebevî’nin yanında bulunan Hz. Ömer Camii’nin yanında imiş. Fakat sonradan Medine’deki birçok yapı gibi burası da ilgisizlikten payını alarak yıkılmış. Bugün yerinde bir postane binası var. Birlikte oraya kadar gidiyoruz ve o kara tenli güzel insanı yâd ediyoruz. Onun evinin kapısının eşiğine başını koyan Ebu Zer canlanıyor zihinlerimizde. Bir ortamda Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri görüşünü beyan ettiğinde Ebu Zer, “Hadi oradan karanın oğlu, sen nereden bileceksin!” demiş, Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri de bu mevzua çok üzülerek Efendimiz’in(sas) huzuruna varmış ve, “Ya Resulallah, benim kara tenli olmam cennete girmeme engel mi?” diye sormuştu. Peygamber Efendimiz(sas) ise, “Elbette hayır,” cevabını vermiş ve sorusunun sebebini sormuştu. O da Peygamber Efendimiz’e(sas), olanları anlatmıştı. Peygamberimiz(sas) bunun üzerine Ebu Zer’i yanına çağırarak, “Sende hâlâ cahiliye döneminin izlerini görüyorum,” diyerek ikaz etmişti. Bu ikaz sonrasında buraya gelen Ebu Zer de başını Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri’nin evinin eşiğine koyarak, “Ey Bilâl, sen o kara ayağını benim başıma basmadıkça ben buradan başımı kaldırmayacağım,” demişti.
