Malın Faydaları
Malın faydaları iki kısımdır: Biri dünyaya ait olup anlatılmasına lüzum yoktur. Zira bunu herkes bilir. Diğeri ise dinle ilgilidir. Bu da üç çeşittir:
BİRİNCİ ÇEŞİT: Kendine ibadet veya ibadet sebeplerinde nafaka edinmektir. Mal ile olan ibadet, kendisi için yâni kendi sevabı için hac etmek ve cihada iştirak etmektir. İbadet sebepleri için olan ise, yiyecek, giyecek ve kendine yetecek kadar şeyler olup, bunların bulunması ile, ibadetlerin rahat ve iyi yapılmasıdır. Çünkü ibadet etmeye sebep olan şeyler de ibadet olur. Halbuki kendine yetecek kadar malı olmayan, her gün beden ve kalbi ile, kendine yetecek kadar elde etmekle meşgul olur. Bu sebeple özü zikir ve fikir olan, ibadetten geri kalır. O hâlde rahat ibadet yapmak için yetecek kadar malı olmak da ibadet olur. Din için faydalı şeylerden olup, dünyadan sayılmaz. Bu da niyet ve düşünceye göre değişir. Çünkü kalbin kıblesi [döndüğü tarafl bununla anlaşılır. Eğer kalbin kıblesi, isteği âhiret rahatlığı ise, yetecek kadarı yol azığı olur ve bu yoldan sayılır. Şeyh Ebû’IKâsımı Gürgânî’nin (rahmetullahi aleyh) helâl tarlası vardı. Kendine yetecek kadar hububat ondan gelirdi. Bir gün mahsulden getirdiler. Hâce Ebû Ali Feramidi’den (rahmetullahi aleyh) işittim ki, o buğdaydan eline biraz alıp, «Bunu birçok tevekkül sahiplerinin tevekkülüne değişmem» buyurdu. Hakikatte bunu anlayan bir kimse, kalbini kontrol edip, yeteri kadar mal bulundurmanın Allah yolundaki yardımını anlar.
İKİNCİ ÇEŞİT: İnsanlara verdiğidir. Bu da dört kısımdır. Malın Faydaları
1 — Allahü Teâlâ için vermektir, zekât ve sadaka gibi. Bunun sevabı ve fakirlerin duâsı. himmeti ve dünya ve âhirette o kimseden razı olmaları büyük iştir. Malı olmayan ise bunu yapamaz.
2 — Mürüvvettir. Misafirperverlik yapar. Yemeğe insanları çağırır. Zengin olsalar bile din kardeşlerine iyilik yapar. Hediye verir, yardım eder ve insanların haklarını gözetir, âdetleri yerine ge tirir. Zenginlere karşı da olsa, bu yine iyidir. Cömertlik huyu böyle kazanılır. Cömertlik ise en büyük ahlâktır. Biraz sonra medhi gelecektir.
3 — Kendi ırz ve namusunu onunla imal, paral ile korur. Meselâ kendisine tamâ’ eden şairlere ve diğer kimselere mal verir, onların dilinden, gıybetinden, kötü sözlerinden kurtulur. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Kötü sözlülerin dilinden korunmak için onlara verilen şey sadaka olup, onların gıybet ve kötü sözlerine engel olur» t1). O şeyi vermekle, kalbin başka şeyle meşgul olma zararını kendinden atar. Çünkü böyle yapmazsa, onlara karşılık verebilir ve düşmanlık uzar. Bu da malsız, parasız olmaz.
4 — Kendine hizmet edenlere verir. Çünkü bir yere gitmek, çamaşır yıkamak, satın almak, pişirmek, yapmak ve bunun gibi kendine ait işleri kendisi yapan kimse, bütün vaktini bunlara verir. Halbuki herkese farzı ayn olan şey, başkalarının onun namına ya pamayacaklan şeylerdir. Bunlar ise zikir ve fikirdir. Başkalarının yapması ile elde edilen şeylerle zaman geçirmek yazıktır. Çünkü ömür kısadır. Ecel yakındır. Âhiret yolculuğu ise uzundur. Bu yolculuğun azığı çok olmalıdır. Her bir nefes büyük kazançtır. Muhakkak zarurî olan şeylerden başkasıyla meşgul olmamalıdır. Bu da malsız olmaz. Hizmetçilere kendini bu işlerden kurtarmaları için mal, para vermelidir. İşleri kendisinin yapması sevap olur ama tâati kalb ile değil, bedeni ile yapanlar böyledir. Aynca ilim yolunda çalışanların da işlerini başkaları görmelidir ki, rahatça İlmiyle meşgul olabilsin. Bu, bedeni ihtiyaçları peşinde koşmaktan daha mühimdir. Malın Faydaları
ÜÇÜNCÜ ÇEŞİT: Belli bir kimseye değil umumî hayırlara da verir. Meselâ köprüler, misafirhaneler, mescidler, hastahaneler, fakirlere vakıflar ve bunun gibi işler yapar. Bunlar uzun zaman kalıp, öldükten sonra duâ ve bereketleri rûhuna gider. Bu da mal ve para olmadan yapılamaz. Malın, paranın dindeki faydalan bunlardır.Dünyadaki faydaları ise gizli değildir: Mal ve para ile kıymetli olur, hürmet görür, insanlardan bir şey istemez, insanlar ondan ister. çok dost ve din kardeşi edinir, herkes tarafından sevilir, kimse hakaret gözü ile ona bakmaz ve buna benzer şeyler.

