Kur’an okuyanın Kazancı
Peygamber Efendimizi dinliyoruz:
Kur’ânı Kerîmi öğrenen ve öğretenler en hayırlı kimselerdir.’ Kur’an, kendisini okuyanlara kıyamet gününde şefaat edecektir.’؛ Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okuyana bir iyilik sevabı yazılacaktır. Her iyiliğin karşılığında on sevap verilecektir.
Mesela “elif lâm mîm” diyen bir kimse, bir harf degil üç harf sevabı kazanacaktır; çünkü elif bir harf, lâm bir harf, mîm bir başka harftir.’
Bakara ve Âl-i imran sûreleri, mahşer yerinde, kendisini okuyanları savunmak için birbiriyle adeta yarışacaktır.
Kalbinde Kur’an’dan bir miktar âyet bulunmayan kimse, harabeye dönmüş ev gibidir.”
Kur’an okumayan mü’min hurmaya benzer, kokusu bulunmasa bile tadı güzeldir.
Kur’an okuyan mü’min ise tıpkı portakal gibidir; kokusu hoş, tadı güzeldir.
Kur’ân-ı Kerim’ okuma usûllerine uyarak güzelce okuyanlar, vahiy getiren şerefli meleklerle beraber olacaklardır.
Kekeleyerek zorlukla okuyanlara ise iki kat sevap verilecektir. Gece gündüz Kur’an ile meşgul olan kimse, imrenilecek bir Mülümandır.
Bakınız! Her gün mescide gidip orada iki âyet öğrenmek veya okumak, her gün iki değerli deve kazanmaktan daha kazançlıdır.
Üç ayet öğrenmek veya okumak, üç deve; dört âyet okumak veya öğrenmek dört deve kazanmaktan daha hayırlı ve kârlıdır.
Kur’an’ı okuyan ve onun buyruklarını uygulayan mü’minin annesiyle babasına, kıyamet gününde, parıltısı güneş ışığından daha güzel bir taç giydirilecektir.
Dünyada yapılan ibadetler ahirette artık yapılmayacak, ama Kur’an okuma zevki bundan müstesna tutulacaktır. Dünyada her fırsatta Kur’an okuyan kimseye ahirette:
“Kur’an’ı oku, dereceni yükselt!” denecektir.
