Kız İstemenin Adabı

By | 17 Temmuz 2014

Kız İstemenin Adabı
Bekâr bir müslüman kendisine uygun olduğuna inandığı herhangi bir kızı ve dul kadını Allah’ın emrine ve Resûlullah (S.A.V.)’in sünnetine uygun olarak velilerinden isteyebilir. Kızın velileri şayet kızlarını vermeyi uygun görüyorlarsa oğlan tarafından gerekli araştırmayı yapmak üzere belirli bir zaman isterler. Bu zaman zarfında oğlan hakkında gerekli araştırmayı yapar ve verip vermeyeceklerini karara bağlarlar. Ayrıca akrabalarına danışmayı ve istihare etmeyi de ihmâl etmezler.
Alınacak kimse eğer kız ise anne babasına, dul ise kendisine müracaat ederek fikrini alırlar.
Dul kadınların bizzat kendisiyle konuşup karara varmak daha uygun olur.
Kıza da bu evliliğe taraftar olup olmadığı sorulur. Kız bizzat kabul ettiğini söylüyor veya sükût ediyorsa mesele tamamdır. Zira sükût ikrar yani kabul etmek demektir.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
«Dul kadının izini alınmaksızın başkasıyla ni kahlanılamaz. Bakire kızda izin alınmadan başkasına nikâhlanamaz.» Ashab sordular ki:
Ey Allah’ın Resulü, bakire kızdan nasıl izin alınır?
Resûlullah buyurdu ki:
«Onun izni sükût etmesidir.» (1)
Hansa binti Hizam rivayet ediyor ki: Hansa’nm babası olan Halid kızına sormadan onu birine nikahladı.Kız İstemenin Adabı Kız İstemenin Adabı Hansa dul bir kadın olduğu için rızasının alınması ge. rekliydi. Bu evliliği beğenmeyen Hansa, Resûlullah’a g{. derek:
Babam beni adamın birine nikahlamış, başkasıyla evlensem benim için daha iyi olur, diyerek şikâyette bulundu.
Resûlüllah bunun üzerine o nikâhı iptal etti.
Kız tarafı, oğlan tarafından istedikleri zaman zarfında lâzım gelen her türlü araştırma ve soruşturmayı yapıp akrabalarla istişarede, bulunur ve verip vermiye cekleri hususunda kesin karara varırlar.
Eğer vermiyeceklerse:
Kusura bakmayın kızımız daha küçük, kısmetinizi başka yerde arayın, gibi nazik ifâdelerle vermeyeceklerini kesin olarak ifade etmelidirler. Onlara yumuşak davranıp tekrar tekrar gelmelerine meydan verip boşu boşuna onlara vakit kaybettirilmemelidir. Kız istemeye gelen taraf şayet kız tarafının istemediği bir kimse ise onlara karşı kızgın, kibirli ve mağrur bir tavır takınıp ne İslam’a ve ne de insanlığa yakışmayan davranışlar içine girmemelidir. Karşı tarafın kalbini kırmadan, gayet nazik bir eda ile karşılık vererek cevabı vermeli ve evinden böylece uğur lamalıdır.
Kızı isteyen taraf, yani oğlan tarafı, kız tarafının verdiği kesin cevabı aldıktan sonra kız tarafına bakıp darılmadan:
Demek ki; nasip değilmiş, bunda da bir hayır vardır, deyip tekrar tekrar rahatsız etmemelidirler.
Zora koşmaya kalkmamalı ve nasiplerini başkasında aramaya kalkmalıdırlar. Kızın ve velisinin rızası olmadan zorla almaya kalkmak veya kaçırmak ne insanlığa ve ne de müslümanlığa yakışır.
Hele kızı kaçırmak ve ırzına tecavüz etmek hem ahlâksızlık ve hem de büyük günah olduğu gibi barbarlıktan başka bir şeyde değildir.
Oğlan tarafı da olsa, kız tarafı da olsa bir diğeri hakkında araştırma yaparlarken sadece bir yere sormakla yetinmemelidirler.
Çünkü sordukları kimse onun düşmanı olabileceği gibi kızı kendine veya çocuğuna almaya da niyetli olabilir.
Hatta kendisini çekemeyen biri de olabilir.Kız İstemenin Adabı Kız İstemenin Adabı Bu durumda kızı almaktan vaz geçirtmek için kendisine sorulan kimse yalan da konuşabilir veya iyiye kötü, kötüye de iyidir diyebilir.
Bir kıza talip olunacağı zaman ilk araştıracak şey o kıza başka talipli bir kimsenin olup olmadığıdır.
Eğer kıza daha önce talip olan biri varsa, o aradan çıkıncaya kadar beklemeli ve kız tarafı kızlarını kesin olarak kendilerine vermeyeceklerini bildirdikten sonra talip olmalıdırlar.
Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.):
«Bir kimse mümin kardeşinin üstüne varıp da aynı kızı istemesin. Ancak birincisi vazgeçmiş veya ona izin vermişse ona bir diyecek yoktur.» buyurur.
Bu arada boşanmış veya kocası ölmüş olup da henüz daha iddet bekleyen kadına da açıktan evlenme teklifinde bulunmak doğru değildir.