Ebû Mesud el-Ensari’den, dedi ki: “Ensar arasında Ebû Şuayb diye anılan bir adam vardı. Bu adamın da kasap bir kölesi vardı. Kölesine: Bana Rasûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem-’i de beşinci kişi olarak davet edeceğim şekilde bir yemek hazırla, dedi.
Adam Rasûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem-’i beşin beşincisi olarak davet etti. Bunların arkasına bir kişi daha takıldı. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem (ev sahibine): Sen bizi beşin beşincisi olarak davet ettin. Bu adam da arkamızdan geldi. Arzu edersen ona izin verirsin, arzu edersen onu dışarıda bırakırsın, diye buyurdu. Adam: Hayır, ona izin verdim, diye cevap verdi.”
Açıklama:
Hadisten pek çok sonuç çıkartılmıştır:
1- Kasaplık mesleğini icra ederek kazanç sağlamak caizdir.
2- Mesleği olan kölenin gücü yettiği şekilde çalıştırılması ve o meslekten ka-zandıklarından yararlanmak da caizdir.
3- Misafirlik meşrudur ve misafir edilmeye ihtiyacı olan kimselerin misafir edilmesi de te’kiden müstehabtır.
4- Başkasına yemek hazırlayan bir kimse, yemeği o başkasına göndermek ile onu evine davet etmek arasında muhayyerdir.
5- Bir kimse bir başkasını ziyafete davet etmiş ise, onunla birlikte özel arkadaşlarının ve onun meclis arkadaşlarının bulunduğunu görürse, o kimseleri de davet etmesi müstehabtır.
6- Hadiste geçen: “Ben onun yüzünden aç olduğunu anladım” ifadesi dolayısıyla, delile göre hüküm verilebilir.
7- Ashab-ı kiram onun bereketinden yararlanmak ümidiyle Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’in yüzüne uzun uzun bakarlardı, ama aralarında Müslim’in naklettiği rivayette Amr b. el-Âs’ın açıkça ifade ettiği gibi utancından, hayâsından ötürü uzun süre yüzüne bakamayanlar da vardı.
8- Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem bazı hallerde açlık çekerdi.
9- İmamın, soylu birisinin, yaşça büyük bir kimsenin, kendilerinden daha aşağı mertebede bulunanların davetlerini kabul edip, kasaplık gibi pek üstün olmayan meslek sahiplerinin yemeklerinin yenilebileceği de belirtilmektedir.
10- Bu gibi meslekleri icra etmek hoşlanılmayan şeylerden sakınan kimselerin değerini düşürmediği gibi, sırf bu meslekleri icra ediyorlar diye bu meslek sahiplerinin şahitliği de düşmez.
11- Bir topluluk için ziyafet yemeği hazırlayan bir kimsenin daha fazlasına gücü yetmiyor ise onlara yetecek kadar yemek hazırlaması ve o miktardan daha aşağısını bir kişinin yemeği iki kişiye yeter prensibine dayanarak- hazırlamaması gerekir.
12- Belli bir niteliğe sahip bir topluluk eğer ziyafete davet edilmiş ise daha sonra da davet esnasında kendileri ile beraber olmayan bir kişi ile karşı karşıya kalırlarsa bu şahıs o davetin genel çerçevesine girmez.
13- Yapılan davete davetsiz olarak katılan bir kimseyi davet sahibi dışarıda tutmakta muhayyerdir. Davet sahibinin izni olmadan içeri girerse onu dışarı çıkartabilir.
14- Davetsiz olarak katılan bir kimse derhal bu katılımdan alıkonulmaz. Çünkü bu adam Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem-’in peşinden gitmiş ve davet sahibinin gönül hoşluğuyla ona izin vermesi ihtimali dolayısıyla onu geri çevir memiştir.
15- Bu hadisin davetsiz misafirliğin caiz oluşu konusunda asıl bir dayanak olarak alınması gerekir. Ama buna ihtiyacı olan kimseler için de kayıtlanması gerekir.
16- Hadis ayrıca ziyafete davet olunan kimsenin davet edenin, bu işe razı olduğunu bilmesi hali dışında, başkasını peşine takmamasına ve bu durumda davetsiz misafirin haram yemiş olacağına da delil gösterilmiştir.
17- Davet edilen bir kimse eğer kendisi ile beraber gelenlerden bir kişiye izin vermeyecek olursa, kendisi daveti kabul etmemezlik etmez.
18- Bu gibi durumlarda kendisinden izin istenen kişinin Ebû Şuayb’in yaptığı şekilde sonradan davetsiz olarak gelene izin vermesi gerekir. Böyle bir iş de mekârim-i ahlâktandır.
