İNSAN KADİRBİLMEZDİR
Ne yazık ki insanoğlu, Kur’ân-1 Kerîm’in ifadesiyle, mânevî körlüğü ve nankörlüğü sebebiyle Rabbinin gücünün her şeye yettiğini görmez; Onun Şayet isterse kendisini bir anda yok edebileceğini veya başına bir felâketler yağdırabileceğini aklının köşesinden geçirmez.
Kendisinden korkanlara büyük nimetler vereceğini, mesela kıyamet gününde özel surette gölgelendireceği yedi kişiden birinin, güzel ve itibarlı bir kadının kendisiyle beraber olma teklifini, Allah’ın sonsuz! gücünü ve azametini düşünerek “Ben Allah’tan korkarım” diye geri çeviren yiğitler olduğunu” dikkate almaz.
Cenâb-ı Mevla kuluna olan merhameti sebebiyle onu perişan etmek yerine uyarmayı, kulağını çekmeyi uygun görür ve Hz. Nûh’un kendi kavmini “size ne oluyor ki Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz?” diye uyardığını hatırlatır.
İnsanı peşpeşe nice aşamalardan geçirmek suretiyle yarattığını,؛ bu sebeple kendisini tanıyıp şükretmesi gerektiğini hatırlatır.
Şükretmek şöyle dursun insanoğlunun denizde fırtınaya yakalandığı zaman , daha önce düşünmediği Rabbini o anda hatırladığı hemen ona yönelip yalvardığını tehlike geçince tekrar herşeyi unuttuğunu” dile getirir.
Bununla beraber Rablerinin huzuruna korku içinde çıkanlar için iki cennet hazırladığı müjdeler Böylece günah bataklığına düşecek olanları caydırmak ister.
