Güvenilir kimselerin bize naklettikleri bir haber şöyledir. İbn Abbâs (radıyallâhu ‘anhumâ) anlatıyor:
Peygamber Efendimiz’in amcası Hz. Hamza’yı öldüren Vahşî Mekke’den Resûlullah’a şöyle bir mektup yazmıştı:
“Ey Allah’ın Resûlü! Ben müslüman olmak istiyorum! Fakat sana inen Kur’an’daki şu ayet benim Müslüman olmama engel oluyor:
“Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunlan yapan, günahı (nın cezasını) bulur.”
Ben ise bunların üçünü de yaptım. Acaba tövbem kabul olur mu?
Bunun üzerine şu ayet indi:
“Ancak tövbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir.’’
Resûlullah (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) bu ayeti yazdırıp Vahşî’ye gönderdi. Vahşî kendisine gönderileni okuduktan sonra şöyle cevap yazdı.
‘Mektubunda yazdığın ayette bir şart vardır ki, o da salih amellerdir. Fakat ben bu salih amelleri yapabilir miyim bilmiyorum!’
Bunun üzerine şu ayet indi:
“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, günahları dilediği kimse için bağışlar.”
Resûlullah (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) bu ayeti de yazdınp Vahşî’ye gönderdi. Vahşî tekrar bir cevap yazdı. Şöyle diyordu:
‘Bu ayette de bir şart var. 0 da Allah’ın dilediği kimseleri bağışlamasıdır. Ben ise bağışlanıp bağışlanmayacağımı bilemiyorum.’
Bunun akabinde yine bir ayet indi. Ayet-i kerimede şöyle denilmekte idi:
“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”
Resûlullah (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) bu ayeti de yazdırıp gönderdi. Vahşî bu ayette bir şart bulamayınca Medine’ye gelip müslüman oldu.”

