Sevgisini bazen farklı şekillerde de ortaya koyardı.
Bir gün Hazret-i Ebu Bekir ile Hazret-i Ömer’in el ele tu-tuşarak geldiklerini gördü. İki önemli sahabisinin birbirlerine karşı candan ve samimi bağlılıklarına çok sevinmişti. Yanındaki sahabilere gösterdi onları ve:
– Nebiler ve Peygamberlerden başka gelmiş, geçmiş ve gelecek Cennetliklerin olgunluk çağına erenlerinden iki büyüğüne bakmak isteyen, şu gelenlere baksın!”62 buyurdu.
Sonra da hem sevincini paylaşmak, hem de bir kez daha sevindirmek için, onları birbirine kardeş ilan etti.
Sevmesini de sevindirmesini de biliyordu.
Bunun için de: “Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz!” buyurmuştu.
Hz. Ali de oradaydı. Boynunu büküp:
– Ey Allah’ın Resûlü! Ya beni kimle kardeş yapacaksın, deyince:
– Ey Ali! Sen benim dünya ve ahirette kardeşimsin! Buyurup bir de onu sevindirdi.
Üzüntüsü kaybolmuş, sevinç gözyaşları dökmeye başlamıştı Hz. Ali.
